BİRÇOK YAPIT VERMİŞ BÜYÜK MİMAR: MİMAR SİNAN - Lütfi Şahin ve Edebiyat
"Bu değersiz kul, Sultan Selim Han'ın saltanat bahçesinin devşirmesi olup, Kayseri sancağından oğlan devşirilmesine ilk defa o zaman başlanmıştı. Acemi oğlanlar arasından sağlam karakterlilere uygulanan kurallara bağlı olarak kendi isteğimle dülgerliğe seçildim. Ustamın eli altında, tıpkı bir pergel gibi ayağım sabit olarak merkez ve çevreyi gözledim. Sonunda yine tıpkı bir pergel gibi yay çizerek, görgümü artırmak için diyarlar gezmeye istek duydum. Bir zaman padişah hizmetinde Arap ve Acem ülkelerinde gezip tozdum. Her saray kubbesinin tepesinden ve her harabe köşesinden bir şeyler kaparak bilgi, görgümü artırdım. İstanbul'a dönerek zamanın ileri gelenlerinin hizmetinde çalıştım ve yeniçeri olarak kapıya çıktım." (1)
Bu sözlerin sahibi dünyaya birçok eserler bırakmış olan bir mimar: Mimar Sinan.
Asıl ismi Sinaneddin Yusuf olan Mimar Sinan 29 Mayıs 1489 tarihinde Kayseri'nin Agrianos köyünde doğmuştur. Ermeni veya Rum kökenli olan Sinan, Yavuz Sultan Selim zamanında devşirme olarak İstanbul'a gelmiş, yeniçeri ocağına alınmıştır.

YENİÇERİLİK DÖNEMİ
Sinan mimar olarak Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferine katıldı. Kanuni Sultan Süleyman'ın Belgrad Seferine yeniçeri olarak katıldı. Gösterdiği yararlılıklar nedeniyle Acemi Oğlanlar Yayabaşılığına getirildi. Daha sonra Zemberekçibaşı ve Başteknisyen oldu.
1533 tarihinde Kanuni Sultan Süleyman'ın İran seferi sırasında Van Gölü'nde karşı sahile geçmek için Mimar Sinan iki haftada üç tane kadırga yapıp donattığı için büyük itibar kazandı. İran seferinden sonra Hasekilik rütbesi verildi.
1538 yılındaki Karaboğdan seferinde ordunun Prut Nehri'ni geçmesi için köprü gerekli oldu. Bu görev Kanuni'nin veziri Damat Çelebi Lütfi Paşa'nın emriyle Sinan'a verildi. Köprünün yapımından sonra, Sinan 17 yıllık yeniçerilik hayatından sonra 49 yaşında Başmimarlık görevine atandı.

BAŞMİMARLIK DÖNEMİ
1538 tarihinde Hassa başmimarı olan Sinan, başmimarlık görevini 1. Süleyman, 2. Selim ve 3. Murat zamanında elli yıl süre ile yapmıştır.
Süleymaniye Camii, Mimar Sinan'ın İstanbul'daki en muhteşem eseridir. Kalfalık eserim dediği bu eserini 1550- 1557 yılları arasında yapmıştır.
Mimar Sinan'ın ustalık eserim dediği eser ise 86 yaşında yaptığı Edirne'deki Selimiye Camii'dir.
Mimar Sinan, mimarbaşı olduğu süre içerisinde birbirinden çok değişik konularla uğraşmıştır. Eski eserleri restore etmesi bunların başında geldi. Ayasofya'nın kubbesini onararak takviyeli duvarlarla destekledi.
Mimar Sinan'ın Büyükçekmece Köprüsü üzerinde kazılı olan mührü onun ne kadar mütevazi olduğunu da göstermektedir:
"El- fakirul Hakir Ser Mimaranı Hassa" (Değersiz ve muhtaç kul, saray özel mimarlarının başkanı)
1588'de İstanbul'da vefat eden Mimar Sinan, Süleymaniye Camii'nin yanında kendi yaptığı türbeye defnedilmiştir.
Mimar Sinan'ın çok çeşitli yapılar olmak üzere toplam 375 eseri vardır.

DİPNOTLAR: (1) Tezkiretü'l Bünyan ve Tezkiretü'l Ebniye.

KAYNAKÇA
1-http://tr.wikipedia.org/wiki/Mimar_Sinan


LÜTFİ ŞAHİN

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Adınız:
E-Mail:
Mesajınız:
Doğrulama: Güvenlik Kodu