AKILLI İNSANLAR Yazıları - Lütfi Şahin ve Edebiyat
EtiketŞu anda AKILLI İNSANLAR konusu ile ilgili sayfalara bakmaktasınız.
Bu konuyla ilgili toplam 3 içerik bulunuyor.
"Canlı vardan yok olmaz, yoktan var olmaz; ancak bölünmelerle sayısını arttırır ." (Lütfi ŞAHİN)
Maddenin üzerinde araştırmalar yapma imkanı temel nitelikler çerçevesi altında ilk dönemlerde nitel ifadeler çerçevesinde, ileri dönemler içerisinde ise hem nitel ve hem de nicel çerçeveler boyutunda olmuştur. Millatatn önce 5000 yıllarında ateşin bulunması, maddenin işlevsel boyutu olduğu kadar işlemsel boyutunun da artmasına neden olmuştur.
Beş duyusu ile maddeyi gözlemleyen insanoğlu için ilk dönemlerde taş ile bakır arasında fazla bir ayrıcalıklar zinciri oluşturmuyordu. Ateşin keşfi ile beraber, zamanın mucit akıllı insanları bakırın eridiğini, ancak taşın erimediğini çözümlemişlerdir. İleri dönemlerde ataş ile beraber diğer teknik veriler gelişme göstermiştir.
Tekerleğin bulunması, ilkel silahlardan teknik silahlara geçilmesi, ilkeliletişim yöntemlerinden ileri iletişim yöntemlerine geçilmesi, ilkel ev sistemlerinden ileri ev düzeneklerine geçilmesi... Bu ifadeleri milyonlara varan açılımlar içerisinde ele almamız mümkündür. Bu ifadelerin gelişmesinde bütün insanların az ya da çok katkısı bulunmuştur. Derede çamaşır yıkayan kadınlar daha rahat olmak istediklerinden çeşmeler ve ileriki dönemlerde çamaşır makineleri; kuşlarla iletişimin zorluğundan bahseden insanların ifadeleri sonucu telefon ve hızlı iletişim teknikleri; aylarca yolculuktan rahatsız olan insanların ifadeleri sonucu çok hızlı giden vasıtalar yapılmıştır. Bu gün artık bilim ve teknik ifadeler aylarla ifade edilen süreler içerisinde ikiye katlanmaktadır. Bu ifadeler içerisinde doğrudan etkin olan insanlar bilginler olmakla beraber problemleri ifade edenl diğer insanlardır. Bilim insan için vardır ve bilimin gelişmesi için tüm insanlar doğrudan ya da dolaylı yoldan görev almış ve almalılarda...
20. yy içerisinde izafiyet ve diğer fiziksel terimler bilginlere dedirtti ki; "madde vardan yok, yoktan var olmaz; sadece şekil değiştirir." Enerji modelemeleri ile uğraşan fizik bilginleri bu açılımı daha da genişletti ve dediler ki; "enerji vardan yok, yoktan var olmaz; sadece şekil değiştirir." Görüldü ki basit veriler gibi algılanan madde ifadesinin bile karmaşık temelli ve eneji ifadesinin de benzer temelli olduğu...
Ancak şunu belirtmeliyim ki, bilim sadece fizik değildir; sadece kimya da... Binleri bulan ve alt bölümleri ile beraber milyonları bulan bilim dalları içerisinden birisini de biyoloji oluşturmuştur. Bu bilim dalı da kendi içerisinde dallara ayrılmış ve bu dallardan genetik, sitoloji, histoloji, embriyoloji, biyokimya vb bir çok dal hücre bölünmesi üzerine araştırmalar yapmış ve yapmaya da devam etmektedir.
Genel ifadeler çerçevesinde hücre bölünmelerini üç gruba ayırmamız mümkündür. Bunlar;
-Mitoz
-Mayoz
-Amitoz
Bu üç hücre bölünmesi de temelde aynıdır. Mitoz hücre bölünmesi dediğimiz hücre bölünmeleri zigottan itibaren başlar ve ölünceye kadar tüm diploid sayıdaki vücut hücrelerinde görülür. Mitoz hücre bölünmesi iki safhada incelenir; ilkinde çekirdek bölünmesi, ikinci safhada sitoplazma bölünmesi gerçekleşmektedir. Çekirdek bölünmesinin gerçekleşmesinden önce hücre belli bir büyüklüğe ve belli bir madde birikimine ulaşmak zorundadır. Bu safhaya interfaz adı verilmektedir. Bu safhadan sonra çekirdek bölünmesi gerçekleşmektedir. Çekirdek bölünmesi de dört alt grupta incelenmektedir. Bunlar;
-Profaz
-Metafaz
-Anafaz
-Telefaz
Bu safhalardan ilki olan profazda kromozomlar belirmeye başlar, kromozomlar kalınlaşır. Metafaz safhasında ise kromozomlar ortada dizilmeye başlar, iğ ipliklerinin oluşumu gözlenir. Anafaz safhasında ise kromozomlar kutuplara çekilmeye başlar. En son safha olan telefaz safhasında ise çekirdek zarı boğumlanır. Daha sonraki bölüm olan sitokinezde ise hücre zarı boğumlanarak ikiye ayrılır.
N kromozomlu haploid gamet hücrelerinde olan mayoz hücre bölünmesi ise biri mayoz ve biri mitoz olan iki hücre bölünmesinde oluşur. Mitoz hücre bölünmesi yukarıda anlattığım gibidir. Mayoz bölünmede ise metafaz safhasında kromozom sayısı iki katına çıkmaz, dolayısıyla kromozom sayısı yarıya düşer. Mayoz bölünme mitozdan önce olabileceği gibi mitozdan sonra da olabilir. Burada genetik varyasyonları çoğaltamak için gen alış verişleri olur ve farklı yapıda bireylerin oluşumu gerçekleşir.
Amitoz hücre bölünmesi ise mitoza benzer. Kromozom sayısı sabit tutulur ve tek hücreli canlılarda çoğalmayı sağlamak için gerçekleştirilir.

LÜTFİ ŞAHİN

18/06/2013 22:05
Tüm kitaplar seni anlamak içindir
Bilmek isteyenler için okumak yeterlidir
Seni okuyanlar kendilerini bilir
Okunacak kitap sensin.

Allah seni Resulü'ne gönderdi
23 yıl gökten rahmet indi
İnsanlar verdiğin şerefle sevindi
Okunacak kitap sensin.

Seni hep akıllı insanlar anladı
Düşünemeyenler hep yolda kaldı
Seni okuyanlar kazandıkça kazandı
Okunacak kitap sensin.

Seni bana okutmayanlar utansın
Rabbi tanımak isteyen seni anlasın
Umulur ki bizi ahirette bırakmazsın
Okunacak kitap sensin.

LÜTFİ ŞAHİN

05/07/2013 3:20
Tarihi şahsiyetler içerisinde tanıdığımız insanlar arasında ünlü siyasetçiler, krallar, müzisyenler , ressamlar, yazarlar olduğu kadar bilime yön vermiş şahsiyetler de vardır. Bu şahsiyetlerin en önemli amacı ise insanların güzel ve rahat bir yaşam tarzı sürmelerini sağlamak için çalışmalar yapmış olmalarıdır. Bu çalışmalar ya doğrudan tüm insanlığın rahat yaşamasını hedeflemiş ya da sadece belli bir toplumun rahat yaşaması üzerine yoğunlaşmıştır.
Son satırlarım belki size garip gelmiştir, ancak teferruatlı düşününce bunun doğruluk payını sizler de göreceksiniz. Yapılan bu bilimsel çalışmaların bir kısmı silahlar üzerine olup, diğer toplumları tehdit eden unsurlar olarak ortaya çıkarılmıştır. Hakeza yapılan çalışmalar diğer toplumlar için fayda sağlasa bile ilk etapta yapıldığı toplum için fayda sağlamıştır.
Teknolojinin ve bilimin hızla gelişmesi, aynı zamanda değişik senaryoların da ortaya atılmasına neden olmuştur. Bunların en önemlilerinden birisi de ilaç sanayi ve gen uzmanlığı konularıdır. Düşünsenize, artık genetik bilimi kromozomlar ve genler üzerinde oynamalar yaparak değişik varyasyona sahip canlıları üretmekte ve bu iyi yönde kullanılabildiği gibi kötü yönde de kullanılabilmektedir. Senaryoların bir tanesi de ilaç fabrikalarının genetik varyantlarını ürettiği virüs ve bakterileri ortaya sürmeleridir. Bu genetik oynama sadece ilaçlara karşı kendini koruma yönünde olabileceği gibi, sadece bir topluma zarar vermeyen ve diğer toplumların genetiksel özelliklerine uygun tarzda hazırlanıp onlara zarar veren varyantlar şeklinde de olabilir.
Akşemseddin, İbn-i Sina, Pasteur, Gazi Yaşargil gibi tıp bilimini sadece insanlığın güzel yaşaması için kullanmış olan bilginlerin oluşması için eğitimin rolü büyüktür. Yetişecek olan kuşakların insanlığın zararı için uğraşmayacak kadar bilinçli olacağını ümit ederek diyebiliriz ki, tıp ilmi ile uğraşan bilginler akıllı insanlardır ve insanlığa zarar vermeyecek kadar bilinçlidir...
Tıp ilmi ile uğraşan bilginler, çalışmalarının kolay bir düzlemde devam etmesi için teknolojik çalışmalardan destek almışlar ve almaya da devam etmektedir. Tüm bilim dallarında olduğu gibi tıp bilimi de komple bir daldır. Kimya, fizik, biyoloji, matematik gibi dallarla irtibatlı olduğu gibi elektronik teknik ifadeler zinciri ile de içli dışlıdır. Teknik ifadelerin tıp biliminde karşılık bulduğu adlardan birisi de, "tıp elektroniği" şeklinde olmuştur. Tıp elektroniği, insanların tıbbi özelliklerine uygun bilgileri kullanarak değişik araçları geliştirmekte ve bunları da insanların sağlığı için kullanmaktadır. Rontgen cihazları, tansiyon aletleri, tomografi, ultrason... Bu ve buna benzer ifadeleri günlük yaşantımızda hep duyarız. Bu ifadelerin hepsi tıp elektroniğinden faydalanılarak üretilen cihazlar sınıfında yer almaktadırlar.
Bu ifadeler içerisinde ise en güzel haberlerin alınmasına neden olan ultrason cihazıdır. "Oğlum olacak" ya da "kızım olacak" ifadelerinin yanında "ikiz çocuğum olacak" ifadesi de ultrason cihazı ile mümkün hale gelmiştir. Sevinçli haberlerin alınmasını sağlayan bu cihaz, tıp bilginlerinin ve elektronik mühendislerinin ortak paydalarda birleşmesi sonucu oluşturulmuştur. Kullanılan ifade aslında çok basittir... Sesin çarpıp geri yansıma prensibine dayanan bu tıbbi cihazda, bebeklerin ciniyetine kadar olan ifadeler yanında; bebeğin kilosu, boyu, bir rahatsızlığının olup olmaması gibi ifadeleri de elde etmemiz mümkündür. Prensip itibari ile de ultrason cihazının uç kısmı insan kulağının duyamayacağı frekansa sahip ses dalgası üretmekte ve bu kısım anne karnında yürütüldüğü zaman, sesin geri yansımasına bağlı olarak girinti ve çıkıntıların seste oluşumunu sağlamaktadır. Daha sonraki ifade de ise bu ses dalgaları, uygun transduserler vasıtasıyla görüntüye dönüştürülmektedir. Bu ifadeyi basitçe örneklendirmek isterim... Bir ilkokul çocuğuna mıknatısın özelliklerini anlattığınız zaman manyetik alan ifadesi onun için fazlaca somut olmayacaktır. Ancak, bir kağıdın üzerine koyacağınız demir tozunun, altta yürüteceğiniz mıknatıs ile şekil aldığını göstermeniz; ifadenin soyutluktan kurtulup, somut değer almasını sağlayacaktır. Aynı şekilde sesin yansıma ifadesi görüntüye dönüşürülebilmekte ve bu da tıp elektroniğinde ultrason cihazlarında kullanılabilmektedir.
İnsanoğlu, yapmış oldukları bir çok çalışmalarda diğer canlıları örnek almışlardır. Tıp biliminin araştırma konusu insan olup, biyoloji de tıp ile bağlantılıdır. Biyoloji aynı zamanda elektronik içinde ilham kaynağı oluşturmuş canlıları barındırması bakımından önemli bir role sahiptir. Bunlardan en önemli canlı grubu ise bir tür memeli olan yarasalardır. Gözleri körelmiş olan ve uçma yeteneğine sahip olan bu canlılar, görme işini ses dalgaları ile yapmaktadırlar. Bir mağarada uçarken, çıkarmış oldukları yüksek frekanslı ses dalgalarının yansıması sonucunda karşısındaki engelin şeklini ve boyutunu çok güzel bir şekilde algılıyabilmektedir. Nasıl ki insan beyni, bir bilgisayarın mikroişlemcisinden binlerce kat daha mükemmelse, en iyi ultrason cihazı da bir yarasanın algılamasından daha kaliteli olmayacaktır...

LÜTFİ ŞAHİN