ÇİÇEKLİ BİTKİLER Yazıları - Lütfi Şahin ve Edebiyat
EtiketŞu anda ÇİÇEKLİ BİTKİLER konusu ile ilgili sayfalara bakmaktasınız.
Bu konuyla ilgili toplam 1 içerik bulunuyor.
İfadeler çerçevesi içerisinde ele alındığında "bilim olmadan da hayat vardı", şeklinde bir nitel ifadeler sıralamasını yapabiliriz. Bu sıralama içerisinde fizik yokken hareket ve yerçekimi vardı; kimya yokken gazlar ve atomlar vardı; biyoloji yokken bitki ve hayvanlar vardı... Bu nitel ifadeler sıralamasını nicel haline gelmesini sağlayan veriler dizesi ise yıllar içerisinde ve insanların zorlu çalışmaları neticesinde oluşmuştur.
Nitekim, ilk ateşi bulan insan; muhtemel ifadeler çerçevesinde değerlendirilirse, amacının ateşi bulmak olmadığı ve raslantılar neticesinde böyle bir sonucu elde ettiği değerlendirmesini yapabiliriz. Hakeza, ilk süpernova patlamaları neticesinde gökyüzünde oluşan kısa süreli parlaklıkları da bir çok insanın tanrıların kızdığı şeklinde tuhaf değerlendirmeleri ve ileriki dönem içerisinde bunların yıldız patlamaları olduğu neticeleri ile ifade edilmeleri, binlerce yılların geçmesini bekletecek kadar uzun zamanlarda keşfedilmiştir.
Kurnaz geçinen bazı insanlarda bu olayları kendi çıkarları için kullanmaya çalışmışlardır.
Her ne bilim türü olursa olsun, nicel ifadelerin yer bulması, nerdeyse son yüzyıla kadar mümkün olmamıştır. Bu ifadeler içerisinde ayrı bir öneme sahip olan biyoloji bilimi ise kendine canlıları seçmiştir. Zaten ifade itibari ile de " bio: canlı " ve "logi: canlı " ifadelerinin birleştirilmesi sonucu oluşmuştur. Bu bilimin nicel ifadeler kazanmasına zemin hazırlayan bilginlerden birisi ise felsefenin ilk babası olan tanımlanan Aristo'dur... Nitel ifadeler çerçevesinde ilk sistematik perspektifte canlıları ele almış ve bu kullanılan sistematik temellerin yapıtaşını oluşturmuştur.
Sistematik ifadeler içerisinde ele alınan bir canlı grubu ise "çiçekli bitkiler" adını almış olup, tüm canlılar için büyük bir öneme haiz oldukları gerçeği, akıllı varlık olan insanında bu konuda milyonlarca araştırma yapmasına neden olmuştur.
Genel manada çiçekli bir bitki dediğimiz zaman çiçek ve tohum oluşturabilen bitkiler akla gelmektedir. Bütün çiçekli bitkilerde ortak olan kısımlar ise; kök, gövde, yaprak ve çiçek şeklinde ifade edilmektedir.
Bir çiçekli bitkinin kökü incelendiğinde üç ana bölümden oluştuğu görülür. Bu kısımlar ise; ana kök, yan kök ve emici tüy adlarını alır. Genel ifadeler itibari ile "kökler, bitkiyi toprağa bağlayıp, onun mineral ve su almasını sağlamaktır." İfadesini kullanırsak yanlış olmaz.
Kökler ile yapraklar arasında yer alan gövde kısmı ise bitkinin dik durmasını ve üzerinde yer alan yaprakları ve dalları taşımakla görevlidir. Bazı gövde tipleri besin depolarken bütün gövde tipleri kökten alınan su ve mineralleri yapraklara taşımakla görevlidirler.
Fotosentez aracı olan yapraklar ise bitkilerin belki de en önemli kısımlarıdır. Terleme sonucu su kaybını oluşturarak, kökten suyun emilimini sağlarlar. Gaz alışverişini yapmakta diğer önemli bir vazifesidir. Bazı atıkların atılmasını da sağlayan yaprakların yanı sıra, bazı tipleri de besin depo ederler.
Üreme organı olan çiçek ise genel ifadeler çerçevesinde erkek ve dişi organı bünyesinde bulundurmasına göre isim alır. İki organı da üzerinde taşıyanlarına tam çiçek, sadece birisini taşıyanlarına eksik çiçek denir.

LÜTFİ ŞAHİN