ELEKTRONİK DEVRELERİ Yazıları - Lütfi Şahin ve Edebiyat
EtiketŞu anda ELEKTRONİK DEVRELERİ konusu ile ilgili sayfalara bakmaktasınız.
Bu konuyla ilgili toplam 2 içerik bulunuyor.
Teknoloji devriminin büyük bir açıklık içerisinde yaşandığı yıllar olan 20. yy devrini geride bıraktık, ancak o yıllara ait bilimsel ve teknolojik gelişmelerin meyvalarını daha yeni toplamaya başladık. 20. yy a ait çalışmaların büyük bir kısmını ise fizik çalışmaları oluşturmuştur. Özellikle fizik biliminin elektrik ile ilgili olan bölümleri büyük bir ivme kazanmış ve netice itibari ile de iç içe geçmiş teknik kavramlar ve alt kategoriler oluşmuştur.
Öyle değil midir? Elektrik ile ilgili geliştirilen cihazların, öyle çok uzun bir geçmişleri yoktur. Konu ile ilgili okurlarım dediklerimi hemen tasdik edeceklerdir. Ama baş döndürücü çalışmaların yaşandığı 20. yy ve özellikle de ikinci yarı bize insanın ne kadar çaba gösterdiğini ifade etmektedir.
Ampülün icadı ve gramofonun yapımı, ardından gelen dev komputurleri beraberinde getirmiştir. Bu çalışmaların sürekliliği sonucunda fizik bilimi yeni bir teknik boyut kazanmış ve bunun adına da elektronik denmiştir... Elektronik teknik bilimi hayatın bir çok bölümünde yerini almış ve kendi içerisinde bile yüzlerce alt kategoriye ayrılmıştır. Endüstriyel elektronik, tıp elektroniği, dijital elektronik vb bir çok alt bölüme ayrılmıştır. Öyle ki fizik bilimi içerisinde yer alan elektronik teknoloji bilimi, ayrı bir bilim dalı olarak üniversitelerde okutulmuştur.
Peki, elektronik nedir ve hangi çalışma prensiplerini ele alır? Bu soru ise, yüzlerce kitap ile bile cevaplandırılamayacak kadar geniş bir hitabeti gerektirmektedir. Genel olarak, düşük akımlar ile yüksek akım ve gerilimlerin kontrolüne dayalı bir teknik bilim dalıdır diyebiliriz. Yani bu cümledeki kasıt, küçük değerdeki akım değerleri ile çok büyük değerdeki akımların kontrolü diyebiliriz. Bu olay, televizyondan tutunda bilgisayarlara varıncaya kadar bütün elektronik cihazlarda yer edinmiştir. Akım yerine göre belli değerlerde, yerine göre belli zaman aralıklarında, yerine göre belli frekanslarda verilerek elektronik çalışma sistemleri oluşturulmuştur.
Yukarıdaki son cümlede geçen olayları basit şekillerde ifade etmek isterim... Siz bir radyoda kulaklık kullanabilirsiniz ya da radyoyu hoparlörden dinleyebilirsiniz. Bu olay, akıma belli değerler verilerek yapılmaktadır. Yani kulaklıkta farklı değer, hoparlörde ise farklı değerler kullanılmaktadır. Akımın belli zaman aralıklarında kullanılmasına vereceğim örnek ise elektronik saatler olacaktır. Siz bir elektronik saati kurduğunuz zaman, sizin kurduğunuz vakit gelene kadar, saatin zili çalmıyacaktır. Saat çaldığı zaman, saatin elektronik aksamı, saatin zil bölümüne akım göndermiş demektir. Akımın belli frekanslarda kullanılması olayına ise televizyonlardaki kanalları örnek vermek isterim. Televizyonlardaki kanallar belli frekans değerlerinde yapılan frekans yayınları ile yayınlanmakta ve bu neden ile de bir kanalın frekansı, diğer kanalın frekansı ile karışmamaktadır.
Peki, elektronikte kullanılan elektronik devre elemanları nedir sorusunu sorabilirsiniz... Bu soru o kadar geniştir ki, konu ile ilgili binlerce kitap ve milyonlarca makale olduğu halde yine de tam bir açıklama getirilememektedir. Bu devre elemanlarını kısaca adlandıracak olursak; dirençler, kondansatörler, transistorler, tristörler, triyaklar, quadraklar, kristaller, bobinler kullanılan yüksek değerdeki akım ile çalışan devre elemanları olup bunlar yanında; operasyonal entegreler, lojistik entegreler, mikroteknik ile hazırlanan entegreler, mikroprosesürler gibi daha düşük akım değerlerinde çalışan devre elemanlarını da vermek mümkündür.
Elektronikte kullanılan en basit devre elemanlarından birisi dirençlerdir. Dirençler
elektronik devrelerinde kullanılan ve elektroniğin olmazsa olmaz denilen devre elemanlarıdır.
Sizler dirençleri lisede veya üniversitede basit şekilleri ile görmüşsünüzdür. Seri bağlamada
direncin değerini yada gerilimin değerini yada akımın değerini öğretmenleriniz ile beraber
çözmüşsünüzdür. Hakeza paralel bağlama içinde aynı şeyler söylenir. Çoğunuz deneme sınavlarında,
oks sınavlarında yada üniversite sınavlarında direnç konusu ile ilgili sorular çözmüşsünüzdür. İşte sınavlarda basit sorularla çözmeye çalıştığınız direnç problemleri, elektronikte çok kapsamlı bir biçimde ele alınır.
Direnç nedir? Nerede kullanılır? Kısaca bunlara değinmek istiyorum. Dirençler genel manada
karbondan yapılmış ve elektriksel gerilime karşı belli bir zorluk gösteren devre elemanlarıdır.
Dirençlerde kullanılan ifade "ohm" dur. Basit olarak bir kaç ohmdan milyarlarca ohma kadar direnç değerleri kullanılır. Ohm değerleri hacim ölçüleri gibi biner biner büyür ve biner biner küçülürler. "Ohm, kiloohm, megaohm..."gibi
ifadeler kullanılır.
Dirençler, belirli bir düzende kullanılırlar. Elektronikte kullanılan diğer devre elemanlarına
gidecek gerilimi denge altında tutmak amacı ile kullanılırlar. Sabit değerdeki dirençler olduğu gibi ayarlı direnç adı verilen dirençlerde kullanılmaktadır. Bizim genellikle elektronikte düğme olarak kullandığımız kısımlar birer ayarlı dirence bağlıdır. Ayarlı dirençler, devrenin istenilen değerde çalışması için kullanılan birer elemandır.
Elektronikte elektriksel akımı depo eden ve yerine göre direnç olarak kullanılan bir devre elemanı vardır. Bunlara kondansatörler adı verilmektedir.
Kondansatörler nedir? Nerede kullanılır? Buna benzer sorulara bu yazımda yer vermek istiyorum. Genel olarak kondansatörler iki iletkenin arasına yalıtkan bir maddenin konulması sonucu
oluşmuştur. Ancak bu olay basit değildir. Metal levhalar çok ince olup yalıtkan maddelerde bir o kadar incedir. Kondansatörün alacağı değer oranında yalıtkan maddenin inceliği ve türü belirlenir. Bu yalıtkan madde
kağıt ya da naylon folyo yada hava olabilir. Bu yalıtkan maddenin çeşidi, kondansatörün alacağı değere göre değişmektedir.
Peki kondansatörlerin bu değerleri nasıl simgelenir. Kondansatörlerde kullanılan birim
Fahrad`dır. Kondansatörlerin değerleri,direnç değerleri gibi biner biner büyür ve biner biner küçülürler.Milifahrad, mikrofahrad, nanofahrad, pikofahrad gibi...
Konunun başında kondansatörlerin ne işe yaradığından kısaca bahsetmiştim. Kondansatörler, doğrusal akım
uygulandığında birer depo aracı olarak görev yaparlar; yani uygulanan akımı depo ederler. Ancak doğru akım değilde alternatif akım uygulandığında akıma karşı bir direnç gibi görev yaparlar. Bu özellikleri nedeniyle kondansatörler elektroniğin vazgeçilmez elemanlarıdır.
Makro düzeydeki devrelerden mikro elektroniğe kadar birçok yerde kondansatörlerden faydalanılmaktadır. Tabii ki devre elemanları belirli bir düzen ve sistem içerisinde bir araya getirilirler. Önemli olan
kullanılan devre elemanının tam olarak ne işe yaradığını ve kullanılan değerin devreye uygun
olup olmadığını bilmektir.
Transistörler nedir? Ne işe yararlar? İsterseniz bu gibi konulara eğilelim... Bildiğiniz üzere elektriksel iletime göre maddeler üç gruba ayrılmaktadır. Bunlar; iletkenler, yalıtkanlar ve
yarıiletkenlerdir... Her grup maddenin de elektronikte kullanım sahası vardır. Bunlardan yarıiletkenler ise transistörlerin ve entegrelerin yapısında yer almaktadır. Sadece bu yapılarda değil, diğer birçok elemanda da kullanılmaktadır.
Transistörler genel olarak akımın geçişini kontrol ederek devrenin belli bir düzende ve sistemde çalışmasını sağlarlar. Yeri geldiğinde küçük bir akımın büyütülmesinde ve yeri geldiğinde devreye giden akımı keserek iş görür.
Genel olarak transistörler iki yarıiletkenin biraraya getirilmesi sonucu
oluşturulmuştur. Oyuklara uygun gerilim verildiği zaman ise bu yarıiletkenler birer iletken haline gelmektedir. Oyuk dediğim ise iki yarıiletkenin birleştiği kısımdır. İşte bu bölüm transistörde beyz adı verilen ucunu simgeler. Dİğer uçlar ise emitör ve kollektördür.
İki tip transistör vardır. NPN tipi ve PNP tipi olmak üzere iki tiptir. Bunlardan NPN `nin beyzine artı, PNP`nin beyzine eksi geldiğinde transistör iletken haline geçmektedir...

NOT: Bu yazıyı yazarken bana ait elektronik ile ilgili yazılardan faydalandım.

NOT: Bu yazıyı eşim Remziye ŞAHİN 'e ithaf ediyorum.

LÜTFİ ŞAHİN

18/07/2014 1:32
Tarih kitapları,insanların rahat ve huzurlu yaşamak için yaptıkları mücadeleleri anlatmaktadır.Bu mücadeleler sadece savaşmak ile olmamış,aynı zamanda bilim ve teknikte yapılan çalışmalar ile de olmuştur.Tarih içerisinde birçok düşünüz yaşamış ve bilime az az katkılar sonucu 21.yüzyılın modern bilim dünyası ortaya çıkmıştır.Bilim tek yönlü bir meteryal gibi olmayıp,çok yönlü bir meteryal gibidir.Hani insanlar zamanında sadece üç boyutlu bir yaşamın olduğunu zannetmişler,daha sonraları ise birçok boyutun yer aldığını bulmuşlardır ya,bilginlerde önceleri bilimi tek yönlü ele almış,ancak daha sonraları bilimin tam bir fonksiyonel bütünler zinciri olduğu tespit edilmiştir.Bilginler önceleri bilim ile ilişkisi olmayan astroloji ile uğraşmış ve bu uğraşıyı yapanlara da zaten bilgin denilmemiştir.Zaman içerisinde tıp,astronomi,kimya gibi müspet ilimlerde ilerlemeler olmuş ve bunların yanında felsefe,sosyoloji gibi sosyal bilimlerde de ilerlemeler olmuştur.



İlkokullardaki tarih şeridini incelediğimiz zaman büyük gelişmelerin 19.yüzyıldan sonra olduğu görülür.İlk mikroskobun bulunuşuyla biyolojide ve maddenin iç yapısının atomlardan oluştuğunun tespiti ilede fizikte büyük gelişmeler olmuştur.Öyle ki,önceleri birkaç bölümden oluşan fizik bilimi yüzlerce bölüme ayrılmış ve özelliklede lamba dediğimiz elektronik devrelerin keşfiylede fizik dalı yeni ve büyük bir alt bilime daha kavuşmuştur.Bu bilim dalının adına ise elektronik denilmiştir.



Sizler bırakın fiziği,sadece elektronik bile yüzlerce alt bölüme ayrılmaktadır.Elektroniğin gelişiminde çok yavaş ilerlemeler kaydedilmiş,20.yüzyılın ikinci yarısından itibaren ise çok büyük gelişmeler sağlanmıştır.Önceleri yapılan iki katlı dev kompütürden günümüzde kullanılan ve gömlek cebine dahi girebilen mini kompütürlere gelinceye kadar büyük gelişmeler kaydedilmiştir.Elektroniğin bu kadar ilerlemesinde ise en büyük katkıyı yarıiletkenlerden yapılan ve adına transistör denilen devre elemanları sağlamıştır.



Yapılan en önemli çalışmaların içerisinde ise ses ile ilgili devrelerin geliştirilmesi olmuştur.Sese duyarlı derken konuyu etraflıca ele almak istiyorum…Teypte ses ile ilgilidir,televizyonda,radyoda…Bu çeşitlemeyi binlerce devreye varacak kadar uzatabiliriz.Ama bilinen ve teknik manada yapılan ses ile ilgili ilk çalışmayı Edison yapmıştır.Edison’un yapmış olduğu gramofon ile günümüzde kullanılan ses devreleri arasında aslında fazla bir fark yoktur.Yapılan bütün devrelerde amaçlanan sesi elektrik enerjisine döndürmek yada elektrik enerjisini sese döndürmektir.Genel olarak kullanılan cihazlar mikrofon,hoparlör,kulaklık gibi elemanlardır.Bunlar ise ya sesi elektriğe dönüştürür yada elektriği sese dönüştürür.Ancak bu dediğim olay bir satırla yada bir makale ile geçiştirilecek kadar basit değildir.Bir radyoda bile kullanılan ses düzeneği,bundan 100 yıl önce imkansız denilecek düzeyde ve hatta öyleki 100 yıl önce böyle bir olaydan bahsetmek bile insanların deli demesine neden olabilecek düzeyde bir olaydır.Ama günümüzde bizim 10-15 liraya bile alabileceğimiz radyolar üretilmiştir.Bir zamanlar insanlar Ay’a seyahatin imkansız olduğunu ifade ediyorlardı ve aynı insanlar Dünya’nında yuvarlak olduğunu söyleyenleri aforoz ediyorlardı.Günümüzde ise insanlar teknik bakımdan çok gelişmiş ve bu gelişme her yıl neredeyse ikiye katlanarak devam etmektedir.Bu teknik çalışmaları takip etmek ise çok önemlidir.Artık insanlar ses ile ilgili devreleri terk etmişler,birbirleri ile düşünce yolu ile iletişim kurmanın ve düşünce yolu ile bilgi edinmenin yollarını bulmaya başlamışlardır.Nitekim Japonya’da yapılan çalışmalar sayesinde televizyonlar bırakın uzaktan kumandayı,bırakın ses ile kumanda etmeyi düşünerek televizyona istediklerini yaptırabilen teknoloji üretilmiştir.O yüzden çok iyi bir şekilde teknolojinin takibi önemlidir.Hani derler ya keşfedileni tekrar keşfetmemeli, keşfedilmeyeni keşfetmeli…



Umarım bir başka yazımda buluşuruz…


LÜTFİ ŞAHİN