IŞIK YILI Yazıları - Lütfi Şahin ve Edebiyat
EtiketŞu anda IŞIK YILI konusu ile ilgili sayfalara bakmaktasınız.
Bu konuyla ilgili toplam 2 içerik bulunuyor.
Matematik, zevkli ve bir o kadarda hammaddesi olan bir veriler tabanı bütünler sistemidir. Bazıları için korkutucu gelse de matematik, hayatın olmazsa olmazları arasında yer alan bir nicel ifadeler bütünüdür. Biz zannederiz ki; matematik sadece bilim dallarında kullanılır... Hayır, matematik için ast olan hayatın bütünüdür.
Bu bütün içerisinde bakkaldan tarttırdığımız çekirdekten tutunda, bakkaldan alacağımız para üstüne kadar bütün hayatımızı çepeçevre çevirmiş bir dizeyi buluruz. Bu ifadeler içerisinde kullandığımız ifadelerden birisi de, uzunluk ölçüleri olup, matematiğin olmazsa olmazları arasında yer almaktadır. Alan hesaplamalarından tutunda analitik geometriye kadar geniş bir ifadeler bütünü içerisinde yer alan uzunluk ölçüleri, cebirsel ifadelerde yer alarak önemini bize bir kez daha anlatmıştır. Belki olay görsel boyutta olmamış, ancak sayısal ifadeler bazında değerlendirmelerin bir karşılığı olduğu gerçeği, bize öneme haiz uzunluk ölçülerini iyi bilmemiz gerektiğini daha iyi belirtmektedir.
Matematikle iç içe olan ve neredeyse tamamı matematiksel veriler bütünü üzerine kurulu olan fizik bilimi içinde uzunluk ölçülerinin ayrı bir yeri olduğu gerçeği, bizleri daha geniş boyutta düşünmeye davet etmektedir. Uzayda ışık yılı, uçak termodinamiğinde ve bağıl hızda kilometre, ivme hesaplamalarında metre... Bu ve bunun gibi milyonlarca zemin üzerine oturmuş olan fizik ve matematik denklemler bütünü, amaç itibari ile insana hizmeti esas edinmektedir.
Bu hizmet temelinde bir damla bırakmak isteyen bilginler, proton tribünleri ile ışık hızı ve relativite konusundaki veri üzerine kurulu bilgilerini, hayata aktarma ve gözlemleme amacını gütmektedir. Normal ifadeler çerçevesinde ise bu tribünler çok hızlı hareket etmekte ve içerisinde bulunan kristalize maddelerin verecekleri tepkimeleri test etmek için kullanılmaktadır.
Yıllar içerisinde bende gelişen bir bilimsel hipotez ise, maddenin boyutlarını değiştirmeye yönelik olmuştur. Bana ait olan bu hipotezde kullandığım veriler ise maddeler halinde şunlardır:
a- Kütlenin korunumu,
b- Maddenin enerji düzeyleri-Atomun enerji düzeyleri,
c- Nötron yıldızları ve maddenin saf kütlesi.
Bu verileri belli bir düzende birleştirmeyi denedim ve sonuç olarak; maddenin boyutlarını değiştirme imkanına sahip olduğumuz gerçeğine ulaştım. Bunu denemek için ise kullanacağımız teknik modellemede proton tribünlerini örnek alacağız. Bu dönme hareketi yapacak tribünümüzün dış katmaları yoğun biçimde beta tanecikleri(1) taşıyacaklar. Bu tribün çok hızlı bir dönme hareketi yapacak ve ortada bulunacak maddenin elektron seviyesini bir üst düzeye yükseltecek.(2) Ancak bu işlemi o kadar büyük bir yoğaltma ile yapacak ki; maddenin sadece son yörüngesindeki elektronları değil, iç kısmında kalan eletronlarında enerji düzeylerini değiştirecek.(3) Bu şekilde maddenin boyutunu değiştirme imkanına ulaşmış olacağız...

AÇIKLAMALAR:
1- Beta tanecikleri eksi yüklü tanecikler olup, aynı yüklü taneciklerin birbirini iteceği kaidesi ile ve hızla dönen tribünün etkisi sonucu maddenin elektronlarının enerji düzeylerinin etkilenmesi,
2- Statik elektrik üretimi şeklinde bir enerji düzeyi değişikliği olmayıp, bütün enerji modellemelerini etkileyerek bir nevi plazma şekline yakın maddenin oluşturulması,
3- Daha üst düzey enerji düzeyine ulaşan atomun boyutları da değişecektir.

NOT: Bu yazımı canım annem Şerife ŞAHİN ve canım babam İbrahim ŞAHİN' e ithaf ediyorum.

LÜTFİ ŞAHİN

Bulutsuz bir akşam üstü gökyüzüne baktığınız zaman gökyüzünde parlayan gökcisimlerini çıplak göz ile görmeniz mümkündür.Çıplak göz ile gördüğünüz bu gök cisimlerinin bir kısmı yıldız ve bir kısmı da gezegen olup büyük bir sistem içerisinde büyük bir denge içerisinde hareket etmektedirler.

Samanyolu adı verilen bu sistemler bütünü,kainatta yer alan milyarlarca galaksiden sadece birisine aittir.Yani Samanyolu Galaksisine…Kainatta tahmin edilen galaksi sayısının yüzmilyar olduğu tahmin edilmekte ve bu tahmin edilen sayının sadece bizim evrenimize ait sayı ifadesi olduğu belirtilmektedir.Bizim evrenimiz diyorum,bizim evrenimiz gibi bir çok evrenin var olduğu bilginler tarafından kabul edilmekte ve bu evrenlere paralel evrenler kuramı ile yaklaşılmaktadır.

Bizim evrenimize ait ve içerisinde yer aldığımız Samanyolu Galaksisi ise yaklaşık yüzmilyar yıldızdan ve bu yıldızlara ait gezegenlerden oluşmuştur.Samanyolu Galaksisine dikey bir şekilde bakılacak olunursa; disk şeklinde olduğu ve sarmal kollara sahip olduğu tespit edilir.Galaksinin çapı yaklaşık yüzbin ışık yılı (*) olup sarmal bir yapıya sahiptir.Galaksinin merkezinde çok büyük bir enerji yumağının olduğu tahmin edilmektedir.

Samanyolu Galaksisi önemli bir galaksi olma özelliğini ise,canlıların yaşadığı gezegeni,yani Dünya’yı barındırmasından kazanmaktadır.Şu ana kadar yapılan çalışmalar,Dünya dışındaki gezegenlerde hayatın olmadığı ve hayat için gerekli koşullarında olmadığını ortaya koymuştur.

Dünya gezegeninin de içerisinde yer aldığı sistem ise “Güneş Sistemi” adı ile adlandırılmaktadır.Güneş Sistemi kendisine bağlı dokuz gezegen ile beraber Samanyolu Galaksisinde yer almaktadır.Güneş,Samanyolu Galaksisinin merkezinden otuzbin ışık yılı mesafede bulunmaktadır.Galaksinin çapının yüzbin ışık yılı olduğu göz önüne alınırsa yarıçapının ellibin ışık yılı olduğu ortaya çıkar.Buda bize Güneş yıldızının,Samanyolu Galaksisinin dış kısmına daha yakın olduğunu göstermektedir.

Nasıl ki gezegenler yıldızların etrafında dönüyorsa,yıldızlarda galaksi merkezlerinin etrafında dönmektedir.Güneş yıldızı da Samanyolu Galaksisi etrafında dönmektedir.Bir dönüşünü ikiyüzyirmibeşmilyon yılda tamamlayan Güneş’in yaklaşık olarak ondokuz defa galaksi etrafında döndüğü tahmin edilmektedir.

Güneş’e komşu olan yıldızların içerisinde en yakın olanı “Promixa Centauri” 4.25 ışık yılı uzaklıkta yer almaktadır.Kırmızı bir cüce olan Promixa Centauri dışında diğer komşu yıldızlar ise şunlardır;Sirius(8,6 ışık yılı),Epsilon Eridani(11 ışık yılı),Tau Ceti(11 ışık yılı)…

Güneş sisteminin oluşumu hakkında bir çok düşünce yer almakta,ancak hiçbirisi de tam bir cevap teşkil etmemektedir.Bu düşünceleri şu şekilde sıralayabiriz; Kant - Laplace Faraziyesi, Med - Cezir Teorisi, Anafor (Girdap) Teorisi, Kuiper Teorisi…

Ancak bu yıldızlar bütünü bu kadar bir açıklama ile ifade edilemeyecek kadar geniştir.Önemli olan ise yıldızlarda da olan büyük bir dengenin var olduğu gerçeğini görebilmektir…





(*)Işık yılı:Işığın bir yıl boyunca kat ettiği mesafedir.





FAYDALANILAN KAYNAKLAR:

1-Samanyolunda bir sistem,A. Kemerli,Sızıntı Dergisi,sayı 44

2-Sonsuz Uzaylar,Taşkın Tuna,Boğaziçi Yayınları,sayfa:147




LÜTFİ ŞAHİN