OMURGALI CANLILAR Yazıları - Lütfi Şahin ve Edebiyat
EtiketŞu anda OMURGALI CANLILAR konusu ile ilgili sayfalara bakmaktasınız.
Bu konuyla ilgili toplam 1 içerik bulunuyor.
05/07/2013 19:53
Evlerimizde seyrettiğimiz televizyonlardan tutunda çamaşırları yıkayan çamaşır makinelerine kadar bir çok aksamın ihtiyaç duyduğu şeyin adına enerji diyoruz... Bütün makineler çalışmak için enerjiye ihtiyaç duyar ve bu enerjinin kullanım biçimi değişiklik göstermektedir.
Bazı makineler vardır; elektrik enerjisi ile çalışırlar... Bazı makineler vardır; mekanik enerji ile çalışırlar... Bazı makineler vardır; rüzgar enerjisi ile çalışırlar... Bu ve buna benzer ifadeleri çoğaltmamız mümkündür.
Hepimizin yakından tanıdığı bir makine olan taksilerimizde enerjiye ihtiyaç duyar ve bu enerjiyi benzin ya da mazotta yer alan kimyasal bağların kopması ve yanma reaksiyonu geçirmesi sonucu elde eder, buna benzer bir enerji modellemesini de canlılar kullanır. Nasıl ki taksilerde yanma için benzin ve oksijene ihtiyaç vardır; canlıların yaşayabilmesi içinde organik bileşikler ve oksijene ihtiyaç vardır. Bu ifadelerin açılımını ise enerjinin dönüşümü şeklinde ele alabiliriz.
Kimyasal bağların kopması sonucu enerji açığa çıkmakta ve bu enerji canlı için hayati önem taşımaktadır. Dolayısıyla yanma reaksiyonu olan bu ifadenin gerçekleşmesi için gerekli olan oksijende hayati önem arz etmektedir.
Tüm yanma reaksiyonları sonucu artık ürün ortaya çıkmakta ve bu ürün yanma mekanizmasına bağlı olarak karbonmonoksit, karbondioksit ya da su olabilmektedir. Ama ne şekilde olursa olsun, yanma ifadesi için oksijen gerekmekte ve sonuçta da artık ürün elde edilmektedir. İşte, canlılarda yanma reaksiyonu için gerekli olan oksijenin vücuda alınımı ve oluşan artık ürün olan karbondioksidin dışarı atılması ifadesine kısaca solunum adını vermekteyiz.
Yukarıdaki ifade de düzeltmem gereken bir husus var; o da bütün canlıların solunum için oksijen alıp karbondioksit verdikleri hususudur. Bazı anaerop bakteriler ve bazı ilkel formlar solunum için karbondioksit alıp artık madde olarakta farklı maddeleri vermektedirler. Bu duruma göre canlıları solunum ifadelerine göre gruplandırırken oksijenli solunum yapanlar ve oksijensiz solunum yapanlar olmak üzere iki gruba ayırabiliriz...
Oksijenli solunum yapan canlılardan olan bitkilerde solunum görevini yapraklar yerine getirmektedir. Çıkan karbondioksit ya yapraklar aracılığı ile dışarıya atılmakta ya da fotosentezde kullanılmak üzere kloroplastlara gönderilmektedir.
Canlıların gelişmişlik düzeylerine bağlı olarak solunum organları da gelişme göstermektedir. İlkel düzeyde olan toprak solucanlarının derileri nemli olup difüzyon ile ve derileri vasıtasıyla solunumu gerçekleştirirler. Toprak solucanlarının derilerinin alt kısmı kılcal damarlarla kaplı olup difüzyon yardımıyla oksijen geçişi ve karbondioksitin atımı gerçekleşmektedir.
Gelişimleri ileri düzeyde olan canlılarda solunum düzenekleri bulunmaktadır. Hangi canlı türü olursa olsun solunum organları nemlidir. Canlılarda solunum organından oksijenin kan sıvısına geçmesine dış solunum, kan sıvısındaki gazın dokulara geçmesine iç solunum adı verilmektedir.
Böceklerde trake solunumu adı verilen solunum görülmektedir. Trakenin içi bir sıvı ile dolu olup kan ile karışmamaktadır. Bu sıvı içerisinde çözünmüş olan oksijen dokulara geçmekte ve aynı şekilde dokularda birikmiş olan karbondioksit bu sıvıya geçmektedir. Kan sıvısı ise sadece besin maddelerini ve diğer çözünmüş maddeleri taşır. Solunum pigmenti taşımadığından dolayı kanları renksizdir. Ana borular olan trakeler daha küçük dallar olan trakeollere ayrılmakta ve gaz bütün dokulara ulaştırılmaktadır.
Solungaç solunumu yapan canlılara örnek olarak balıkları, suda yaşayan yumuşakcaları, kabukluları ve kurbağa larvalarını verebiliriz. Balıklar solungaç solunumu yaparken suyun akış yönü ile kanın akış yönü ters olduğundan dolayı yapılan solunum yeterince oksijeni karşılayacak düzeyde olmaktadır. Solungaçlar çokça kılcal damar taşımaktadır. Omurgalı canlılar içerisinde sadece balıklar solungaç solunumu yapmaktadırlar, diğer omurgalılar akciğer solunumu yapmaktadırlar.
Bu ifadeler içerisinde akciğer solunumu yapan en ilkel canlı grubu olarak kurbağaları verebiliriz. Kurbağalarda bulunan akciğerler bir torbaya benzemekte ve solunumun yaklaşık % 40'nı karşılamaktadır; geri kalan % 60'lık bölümü ise kurbağalar nemli olan derileri vasıtasıyla karşılamaktadırlar. Bu nedenden dolayı kurbağalar suya ihtiyaç duymaktadırlar.
Derilerindeki suyu kaybetmemek için pullarla kaplı olan sürüngenlerin solunumları tamamen akciğerlerine bağlı olup, akciğer yüzeyleri kurbağalara oranla daha fazla gelişme göstermiştir.
Hem uçmalarında ve hem de solunum yapmalarında gerekli olan hava keseleri, kuşların dokularına ve kemiklerine kadar uzanmaktadır. Bu sayede yüksek yerlerde bile rahatlıkla solunumlarını yapabilmektedirler.
Memeliler, gelişim bakımından diğer omurgalılardan daha fazla gelişmiş olan ve adına alveol denilen hava keseciklerini akciğerlerinde taşıması ile yüksek miktarda olan oksijen ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabilmektedirler. Burundan gelen havayı nemlendiren ve mikroplardan temizleyen salgıyı salan goblet hücreleri yer almaktadır. Akciğerlerin yüzeyi geniş olup gayet nemlidir. Kasılma gerçekleştiğinde oksijen alımı, gevşeme olduğunda karbondioksit verimi gerçekleşmektedir.

LÜTFİ ŞAHİN