ÜSTÜN ZEKALI İNSANLAR Yazıları - Lütfi Şahin ve Edebiyat
EtiketŞu anda ÜSTÜN ZEKALI İNSANLAR konusu ile ilgili sayfalara bakmaktasınız.
Bu konuyla ilgili toplam 3 içerik bulunuyor.
Zamanımızdaki bir çok insanın yaşamak istediği ve bu isteklerinin en büyük nedeninin ise ekonomik güce dayandığı bir ülke:Amerika... ekonomik gücün ve rahatlığın hüküm sürdüğü bir ülke. Daha keşfedileli birkaç yüz yıl olup, bir ulus bilinci bile taşımayan bu toplum nasıl olmuşta bu kadar kısa sürede bu kadar ilerlemiştir? Bu soruya değişik cevaplar verenleriniz vardır, ancak eğitim görmüş bireyler olarak hepimizin ortak bir payda da buluşacağını tahmin ediyorum; üstün zekalı insanları el üstünde tutmak ve onlara özel eğitimler vermek. Hem kendi ülkelerinde bulunan üstün zekalı insanları ve hem de diğer ülkelerden gelen üstün zekalı insanları el üstünde tutup, güzel bir eğitim vermek Amerika'yı Amerika yapan en önemli faktördür.
Amerikan kültüründe yetişmiş olan, ama tarihi iyi bilen bir eğitimci, kendi ülkelerinde uygulanan zeki insanlara yönelik eğitimden gururla bahsederken sıra bu sistemin hangi Amerikalı tarafından ortaya konduğu ifadesine gelecektir...eğitimcinin yüzü gölgelenip diyecektir ki:"ben sizlere bu sistemin ilk defa bizlerde uygulandığını söylemek isterdim, ancak ilk uygulayanlar binlerce yıllık tarihe sahip büyük bir ulus olan Türklerdir..."
Evet, üstün yetenekli insanların seçildiği ve uygun eğitimin verildiği ilk sistem bizlerde uygulanmıştır. Öğrenciye göre eğitimin verildiği bu eğitim kurumlarının adı "Enderun Mektebi" ifadesi ile anılan kurumlardır.
2. Murat tarafından kurulan bu okulların daha da kaliteli hale gelmesi Fatih Sultan Mehmet zamanında olmuştur. Kanuni zamanına kadar sadece devşirmelerden oluşan öğrenci ifadesi, Kanuni'den itibaren türk öğrencileri de içine almıştır.
Günümüzdeki eğitimcilerin ifade etmiş olduğu yöntem ve tekniklerin bu okullarda en güzel biçimde uygulandığı görülmüştür. Soyut ve somut olan ifadeler mümkün olduğunca öğrenciler tarafından bizzat uygulamalı olarak yapılmış ve ifadeler kuru teori yerine, öğrenci elinde yaşama dönüşen birer somut abidelere dönüşmüştür.
Belli seviye tespitleri sonucunda bu okula kabul gören öğrenciler birkaç yıl türk ailelerinin yanında belli kültürü almışlar ve sonra bu okullara girmişlerdir.
Öğrenciler oda diye anılan sınıflarda oktulmuşlardır. Altı odadan oluşan mektebin ilk odalarında başarılı olamayanlar geri hizmetlere verilmiştir. Başarılı olanlar ise üst kademelere yerleştirilmişlerdir. Kaliteli hocaların eğitim verdiği bu okullarda zamanın değerli devlet adamları ve bürokratları yetişmiştir.
Altı odanın tamamını bitiremeyenler ise gözden çıkarılmamış ve bunlarda belirli kademelerde görev yapmıştır. Eğitimin kalitesi ve öğrenciye verilen değer yüzünden bu okul çok değer bulmuştur.
Bu okullarda öğrencinin yaptığı en ufak hareket bile karşılık bulmuştur. Her güzel hareket ödül bulmuş ve her kötü davranışta ceza görmüştür.
Öğrenciler bir çok konuda yetiştirilmiş, aynı zamanda sanata eğilmeleri de sağlanmıştır. Estetiksel bir düşünce yapısı geliştirmeleri için dini bilimler, müspet bilimler yanında sanatsal ifadelerde derslerde yer etmiştir.
Osmanlı'yı zamanın süper gücü yapan çok faktör vardır muhtemelen... tek faktör değil, çok faktör. Ama bu faktörlerin en önemlisi bu mektepler olmuştur.
Unutmamak gerekir ki kaliteli yaşam, kaliteli düşünceden geçer.




LÜTFİ ŞAHİN

Zeki olma hayali, tüm insanlar için idealdir. Ancak zeki insanların yaşantı tarzı ile toplumun yaşantı tarzı arasındaki çelişkiyi gördükleri zaman, acaba bu insanlar zeki mi? Ben bu insanlar gibi mi olmak istiyorum? Soru ifadelerini insanlar kendilerine sorarlar.
Zeki insanların zeka ifadeleri çoğunlukla doğuştan gelmektedir, ancak siz iyi bir eğitimden geçtiyseniz, zeki insanların özelliklerini gösterirsiniz. Tam tersi olarakta zeki bir insan kötü bir eğitimden geçtiği zaman normal insan modelini gösterecektir.
Zaman zaman sorulur, zeki insanların özellikleri nelerdir? Özelliklerinden bir tanesi çok büyük fiziksel enerjiye sahip olmalarıdır. Bu doğuştan gelen bir enerji modellemesi olmayıp, tamamen kendini adapte ettiği konuyu tamamlamak için saatlerce çalışması gerektiği bilincine sahip olmasıdır. Bunun sonucu olarakta irade ve kalp koordineli bir şekilde enerjiyi temin için çalışırlar.
Üstün zekalı insanların diğer bir özelliği ise hem zeki görünüşlü olmaları ve hem de doğal görünmeleridir. Hem zekalarını belli ederler ve hem de çocukça bir yapıyla hareket ederler. Bu nedenden dolayı da sorgulanırlar; bu kişi gerçekten zeki mi?
Zeki kişiler hem disiplinle ve hem de oyun oynar tarzda işlerine eğilirler. Yaptıkları işi büyük bir ciddiyetle yaparlar, ancak oyun havası da vererek yaptıkları işten büyük bir zevk alırlar.
Zeki kimseler hem gerçek dünya ile bağlarını koparmazlar ve hem de hayal dünyası içinde yaşarlar. Ürettikleri şeyler gerçek dünyada kullanılacaktır, ancak olmayan şeyleri üretmek zorundadırlar. Normal insanlara göre üstün zekalı insanların düşünceleri fantestiktir, ancak bilimsel çalışmalar fantestik hayaller sonucu ortaya çıkmaktadır.
Üstün zekalı insanlar hem dışa dönüktür ve hem de içe dönüktür. Normal insanlar bu olaylardan sadece birisine sahiptir. Normal bir insan ya dışa dönük bir yapıya sahiptir, ya da iç dünyasına kapanık yaşar, Zeki insanlar ise zaman zaman dışa dönüktür, zaman zaman da iç dünyalarına kapanırlar. Ancak bu olayı son derece dengeli bir şekilde yaparlar.
Üstün zekalı insanlar son derece inatçı yapılı kimselerdir. Başarısızlıkta asla yılmazlar ve asla pes etmezler. Düşünsenize, Edison ampulü bulmadan önce binlerce sefer deneme yapmıştır ve asla pes etmemiştir Sonunda da başarıya ulaşmıştır.
Üstün zekalı insanlar halkın nazarında ukala tabir edilen yapıya sahiptirler. Bir konu hakkında bilgi sahibi olmadan konuşmazlar ve konuştukları konu hakkında derin bilgiye sahiptirler, bu nedenden dolayı da konuşmalarında inat ederler. Bu da onların ukala damgasını yemelerine neden olur.
Üstün zekalı insanlar yaptıkları işe büyük bir tutkuyla, ama büyük bir gerçekçi bakış ile sarılırlar. Onların tutkuları yaptıkları işten vazgeçmemelerine, gerçekçi olmaları da uygun eserler çıkarmalarına neden olur.
Üstün zekalı insanlar rahatlarına ve sanata düşkündürler. Herhangi bir sanat dalı ile uğraşıyorlarsa başarılı olurlar. Rahat şartları da severler.
Üstün zekalı insanlar lider ruhlu insanlardır. Genellikle her konuda söyleyecekleri şeyler olduğu için her türlü insana hitap edebilirler. Sevecen ve babacan bir tavırları vardır. Genellikle öğrenciliklerinden itibaren lider ruhlu özellikleri belirginleşir.
Çok hareketli ve aktif insanlardır. Devamlı bir şeyler üretme ihtiyacı hissettikleri için bir yerde duramazlar. Bazen zeki çocukların hareketli olmaları hiper aktiflik ile karıştırılır. Bu nedenden dolayı ebeveynlerin dikkatli olmaları gerekmektedir.
Sizlerde içinizde var olan zeka potansiyelini harekete geçirebilirsiniz. Hayal kırıklığından ve başlarısızlıktan korkmadan çalışırsanız, çevrenizdekilerin aptal demelerine aldırmazsanız (genellikle de ukala denir), hayallerinizi zaptedebilirseniz; neden olmasın. Önemli olan ise başarıya götürecek yolları hayal etmektir.

LÜTFİ ŞAHİN

"Zeka bir tarla gibidir. Akıl ise bu tarlanın üzerindeki bitkilere benzer." (Lütfi ŞAHİN)
Zeka faktörü insanları tarih boyunca düşündürmüş ve düşündürmeye de devam etmektedir. "Soyut düşünebilme yeteneği", "alet yapabilme yeteneği", "alışılmış olaylar dışındaki olaylara ayak uydurma olayı", "yeni bir ortama adapte olabilme yeteneği"... bu ve buna benzer tanımlamaların hepsi doğrudur. Netice itibari ile de benim yukarıdaki sözümde bu ifadelere uygundur.
Zeka ifadesi genel itibari ile genetiksel bir faktör olup, doğuştan gelme özellikleri kapsar. Bir çiftçinin sahip olduğu tarla nasıl sabitse, insanın sahip olduğu zeka tarlası da sabittir. Ama bir çiftçi nasıl ki tarlasını verimli hale getirebiliyorsa, bir insanda sahip olduğu zeka tarlasını verimli hale getirebilir. Aynı şekilde bir çiftçi verimli olan bir tarlaya bakmayacak olursa nasıl ki tarla verimsiz olursa, bir insan verimli olan zeka tarlasına bakmayacak olursa verimsiz hale gelebilir.
Yukarıdaki ifadelerimden anlaşılacağı üzere normal zekalı bir insan iyi bir eğitimden sonra üstün zekalı insanlar gibi üretken olabileceği gibi, üstün zekalı bir insanda kötü bir eğitim sonucu normal insanlar gibi pasif kalabilmektedirler.
Tarla miktarımızı genişletemiyeceğimize göre onu verimli hale getirmemiz gerekmektedir. Bunun en temel başlangıcı ise öğrencilik yıllarımıza dayanmaktadır. NLP teknik uzmanlarının kabul ettiği ve başarılı insanların taklidine dayanan yöntem, aslında çocukların tarih boyunca yapmış oldukları bir kişisel gelişim yöntemidir. Çocukların ilk taklit ettikleri kişiler ise ebeveynleridir. İnsanlar ilk önce anne ve babalarını taklit etmekte ve onların belirgin özelliklerini kazanmaktadırlar. Ebeveynler günlerini sadece televizyon izleyerek geçiriyorlarsa ve diğer aktiviteler ile ilgilenmiyorlarsa, yetişen çocukta hayatın sadece televizyon izlemek olduğunu düşünecektir. Ebeveynler televizyon izleme yanında kitap okurlarsa, dergi ve gazete okuma aktiviteleri de olursa, yetişen çocuklarda kendilerini geliştirme imkanına sahip olacaklardır. Bu ifadelerin yanı sıra tiyatroya gitme ve diğer aktivitelerde olacak olursa; zeki bir çocuk zekasını ortaya koyacak davranışları, normal bir çocukta zeki bir çocuğun aktivitelerine yaklaşmış olacaktır.
Bu çocuk eğitimine başladığı zaman öğretmeni eğer ki sadece kendi düşüncelerini ifade ediyorsa ve öğrenci merkezli bir eğitimi benimsememişse, çocukta düşüncelerini kolaylıkla ifade edemiyecek ve özgüveni tatmin olmayacaktır.
Eğer ki bu çocuk öğrenci merkezli bir eğitimden geçirilecek olursa ilk etapta özgüven duygusu gelişecektir. Daha ileriki ifade de ise çoklu zeka teoremine uygun ödevler ile çocuk araştırmaya yönlendirilecek olursa, ezberlemeyi değil, düşünmeyi ve araştırmayı öğrenen bireyler yetişecektir.
Ebeveynlerini örnek alan çocuk, ileri ki yaşamında öğretmenlerini örnek alacaktır. Bu nedenden dolayı bu çocuğa öğretmeninin kitap oku demesi yerine kendisi kitap okuyacak olursa ona iyi bir örnek teşkil edecektir. Muhtemelen sosyal bilgiler öğretmeni öğrencisinin sosyal konusunda, fen ve teknoloji öğretmeni onun fen konusunda... bütün öğretmenler kendi konularında ilerlemelerini isteyecektir. Ancak büyük bir formasyon sonucu öğrencinin bütün bu konularda tarlası verimli hale getirilebilinir ve sonuçta matematik öğretmeni matematik bitkisini, fen öğretmeni fen bitkisini... diğer öğretmenlerde kendi bitkilerini yani kendi bilgilerini öğrencide yetiştirmiş olacaktır.
Okumayı seven bir öğrenci büyük bir olasılıkla bu yazımı okuyacaktır ve kendi sahip olduğu tarlasını nasıl verimli hale getireceğini artık düşünüyordur. Unutmamalı ki insanların hepsi bir cevherdir, önemli olan o cevheri iyi işlemektir.
Sizlerde bir cevhersiniz ve kendinize yön vermek elinizde. Verimli bir tarlanız ve çokca bitkiniz olması temennisiyle...

LÜTFİ ŞAHİN