YARASA UÇAKLAR Yazıları - Lütfi Şahin ve Edebiyat
EtiketŞu anda YARASA UÇAKLAR konusu ile ilgili sayfalara bakmaktasınız.
Bu konuyla ilgili toplam 1 içerik bulunuyor.
Uçak sistemleri tarih içerisinde birçok değişikliğe ve yeniliğe maruz kalmıştır.İlk yapılan uçak sistemleri ile günümüzdeki uçak sistemleri arasında birçok fark vardır.Olayı sadece teknolojik boyutta değil konfor boyutunda da düşünmek gerekmektedir.İlk yapılan ve konforsuz olan uçaklarından bugünün konforlu uçakları arasında birçok fark vardır.Ama neticede bu konforun temelinde yatanda teknolojik gelişmelerdir.



Teknolojik gelişmeler sadece uçakların konforlu olmasını sağlamamış,aynı zamanda çok hızlı ve askeri amaçlar için kullanılan uçak sistemlerinin de geliştirilmesini sağlamıştır.Öyle ki,ses hızı duvarı bile aşılmış ve netice itibariyle çok dinamik sistemler geliştirilmiştir.



Bu sistemlerin önemli bir tanesi ise radara yakalanmayan uçak sistemleridir.Bunlara kısaca yarasa uçaklar adı verilmiş ve Amerika’lılar bu sistemi bir sır gibi korumayı başarmıştır.Bildiğiniz üzere radar sistemleri mikrodalga sistemleri ile çalışan ve dalganın bir nesneye çarpıp geri dönmesi prensibini esas alan bir sistemler bütünüdür.Ben bu yazımda sistemi ne eleştireceğim nede yarasa uçakları yargılayacağım,sadece yarasa uçakların çalışma prensibi ile ilgili bir düşüncemi sizlere sunacağım.



Fizik ile ilgilenen okurlarım bilecektir,kozmik dalgalar manyetik alanda sapma göstermekte ve mikrodalgalarda elektromanyetik spektrum içerisinde yer almaktadır.Mikrodalgalar bazı özellikleri ile kozmik dalgalara benzemektedir.Bir nesne düşünün ve bu nesneyi bir elektromıknatıs haline getirdiğinizi…İşte,kozmik dalgalar bu elektromıknatısta sapma gösterecektir,aynı sapmayı mikrodalgalarda gösterecektir.Eğer bir uçak,sistem itibariyle bir elektromıknatıs özelliği taşırsa ve yapılacak sapma yönlendirilebilirse,radar sistemlerinden gelecek olan mikrodalgalar geri yansımayacak,aksine uçağın etrafından sapmaya uğrayacaktır.Ama bu sapmanın yönlendirilmesi ayrı bir sorun teşkil etmektedir,bunu da fizikçilere bırakıyorum.



Bir başka yazımda görüşmek üzere…


LÜTFİ ŞAHİN