İSTANBUL'UN FETHİ - Lütfi Şahin ve Edebiyat
03/07/2013 2:48
"İstanbul elbet fetholunacaktır. Ne güzel kumandandır o kumandan ve ne güzeldir o askerler." (Hz. Muhammed (sav) )
Asırlar boyunca bir kavmin değil, bütün kavimlerin hayalini süslemiş olan bir şehir; İstanbul... Üzerine binlerce yazı ve şiir yazılmış ve o güne değin yüzlerce defa saldırıya uğramış bir yer.
Doğu Bizans Devleti küçülmüş, küçülmüş ve o zamanki adı ile Kostantin adı ile anılan şehrin içinde kalmıştı. Bizans Devleti gerek kışkırtmalarla ve gerekse de doğrudan Osmanlı'ya karşı tavır takınmıştı.
Konstantin şehrinin fethedilmesi Osmanlı için çok önemliydi. Anadolu ile Avrupa arasında köprü konumunda olan bu şehrin elde edilmesi demek boğazların kontrol edilmesi demekti. Bu şehrin fethedilmesi Karadeniz ile Akdeniz arasındaki kontrolün elde edilmesi demekti. Bu şehrin elde edilmesi ticaret yollarının elde edilmesi demekti. Ama bunlardan daha önemlisi bu şehrin elde edilmesi Hz. Muhamed'in yukarıdaki iltifatına mazhar olmak demekti.
Konstantin şehrinin fethedilmesi hayali, 2. Mehmet'i tüm benliği ile sarmıştı. Daha padişahlığının ilk günlerinden itibaren bu fethi gerçekleştirmenin yollarına zemin hazırlayan bu büyük padişah, bu nedenden dolayı savaşıp esir ettiği Karamanoğlu İbrahim Bey'i affetmişti. Amaç Anadolu'da güvenliği sağlamaktı.
2. Mehmet aynı zamanda Eflak ve Sırbistan ile olan barış antlaşmalarını yeniler. Böylece Bizanslılara yardım edilmesini önlemiştir.
Yıldırım Bayezid Anadolu Hisarını yaptırmıştır, 2. Mehmet bu hisarın karşısına Rumeli Hisarını yaptırır; böylelikle denizden gelebilecek yardımlar önlenecektir.
Aynı zamanda hapishaneden kaçırılan Macar Urban'a Edirne'de top dökme görevi verilmiş ve o güne değin görülmemiş büyüklükte toplar yaptırılmıştır.
Osmanlı'nın bu çalışmalarına karşı Bizanslılarda boş durmuyordu. Papa'dan yardım isteyen Bizanslılara verilen cevap; "Katolik kilisesi ile Ortodoks kilisesi birleşirse" şeklinde bir şart konulmuş, buna karşılık Bizanslıların düşüncesi;" Kardinal külahı görmektense, türk sarığı görmeye razıyız" olmuştur. Haliç'te ki surların zayıflığını bilen Bizans imparatoru zincirler çektirmiş ve böylelikle Osmanlı'nın donanmasının önüne geçebileceğini düşünmüştür. Aynı zamanda Bizanslılar bol miktarda yiyecek ve içeceği depolamıştır.
6 Nisan 1453 tarihinde Osmanlı kuvvetleri kuşatmayı başlatmıştır. Ordu sağ, merkez ve sol grup olarak saldırıyordu. Osmanlı ordusu 150 bin ile 200 bin arasında askerden oluşuyordu. Bizanslılar ile çetin çatışmalar yaşanıyor ve Bizanslılar zarar gören kulelerini hemen tamir ediyorlardı. Bizanslılara aynı zamanda Venedik ve Cenevizlilerde yardım ediyorlardı.
Fatih Osmanlı Donanmasının yeterince kullanılamadığını düşünüyordu. Aynı zamanda Haliç'te ki surların zayıf olduğunu biliyordu. Çok iyi plan yapan Fatih'in emriyle gemiler kızaklar üzerinden Tophaneden , Kasımpaşaya kadar hareket ettirilerek Haliç'e indirilmiştir.
Çatışmalar iyice kızışmış ve surlarda gedikler açılmaya başlanmıştır. Ancak en son gedikten geçen Ulubatlı Hasan ve arkadaşlarını, Bizanslılar geri püskürtememiş ve bu kahraman Ulubatlı ve arkadaşlarının şehit olma pahasına verdikleri mücadele sonucu İstanbul'a girilmiştir.29 Mayıs 1453 Salı günü fethedilen şehir çok ihtişamlıydı.
İstanbul'u fetheden 2. Mehmet ilk olarak Ayasofya kilisesini cami yapmış ve diğer dinlere mensup insanlarında ibadetlerini kendi ibadethanelerinde yapmalarına izin vermiştir. İstanbul'u fetheden 2. Mehmet'e Fatih ünvanı verilmiştir. Ortaçağ kapanmış ve Yeniçağ başlamıştır. Müslüman ülkelerde Osmanlı'ya daha fazla değer verilmiştir. Ticaret yolları Osmanlı'nın eline geçmiştir. Bin yıldan fazladır yaşamış olan Bizans devleti son bulmuştur.

LÜTFİ ŞAHİN

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Adınız:
E-Mail:
Mesajınız:
Doğrulama: Güvenlik Kodu