BİYOLOJİ SORULARI Kategorisi - Sayfa 4 - Lütfi Şahin ve Edebiyat
KategoriŞu anda BİYOLOJİ SORULARI kategorisine ait sayfalara bakmaktasınız.
Bu kategoride toplam 31 içerik bulunuyor.
İnsanoğlu son yüzyıl içerisinde teknolojik olarak büyük gelişmeler göstermiştir. Bu teknolojik gelişmelerden bir tanesi de bilgisayarlar olmuştur. İnsanoğlu bir çok icadında canlıları taklit ettikleri gibi bilgisayar konusunda da insanları taklit etmiştir.
Bir bilgisayarın iç yapısı ele alındığında merkezde bir işlemci ve ona bağlı olan hafıza birimleri ile yardımcı üniteler yer almaktadır. İnsanların beyni de aynı sistem üzerine oturmuştur. Ortada merkezi bir işlemci ki kapasitesi daha tespit edilemedi, etrafında hafıza birimleri ve yardımcı ögeler.
İnsanların hafızaları nasıl işler? Bu yüzlerce yıl merak edilmiş, araştırılmış ve araştırılmaya devam edilmektedir. Ancak bulunan bulgulara göre hafıza denilen kısım bilgileri proteinler üzerine kodlamakta ve bilgiler bu şekilde muhafaza edilmektedir. Biz hangi bilgiyi beynimizde arıyorsak proteinler yoklanmakta ve beynin hizmetine sunulmaktadır.

Etiketler: .
İnsanlar sağlıklı olmak için bir çok şeye dikkat etmişler ve dikkat etmeye de devam etmektedirler. Sağlık ifadesi daha önceki yıllarda farklı şekillerde ele alınmış, bilimin gelişmesiyle her şey yerli yerine oturmuştur.
Daha az yemek, alkol kullanmamak, daha az stres gibi bir çok ifade sağlıklı yaşamın olmazsa olmazları arasına girmiştir. Günümüzde insanlar sağlıklı yaşam için uydukları kuralların bir tanesi olarakta yediklere yağlara dikkat etmeye özen göstermektedirler. Hangi yağlar sağlıklıdır? Hangi yağları yersek sağlığımız tehlike altına girmez? Bu konuda hepimiz araştırmalar yaptık ve yapmaya da özen devam ediyoruz. Bu konuda söyleyeceğim şeylerden bir tanesi yağın doğal olması sağlıklı yağ olması ile ilişkilendirilebilinir. Bunun yanı sıra yağın doymamış olması da yağın sağlıklı olduğunu göstermeye yeter. Kişinin yediği yağın doymamış olması demek yüksek kolesterolün önüne geçmek demektir. Aynı zamanda insanın şişmanlamasının önüne geçmek demektir. Bu nedenlerden dolayı doymamış yağ oranı yüksek olan balık yağı ve zeytinyağı gibi yağların tercih edilmesi önemlidir.
LÜTFİ ŞAHİN

Hücre zarı fosfolipidler ile polipeptid yapıların bir araya gelmesi sonucu oluşmuştur. Dışarıdan her şeyi almaması seçici geçirgen özelliği olarak ifade edilmektedir. Dışarıdan her türlü besini alacak olsa muhtemel olarak kısa zaman içerisinde patlayacaktır. Ancak hücre zarı sadece hücre için gerekli şeyleri alacak şekilde seçer ve alır. Böylelikle de hücrenin ihtiyacı olan maddeyi ihtiyacı ölçüsünde alacaktır.
Hücre zarında porların bulunması demek her şeyin hücre zarından geçeceği anlamına gelmemektedir. Bu porlardan difüzyonla ya da kolaylaştırılmış difüzyonla sadece ufak çaplı moleküller geçebilecektir. Ancak ana rolü oynayan büyük moleküllerin geçişi aktif taşıma ile olacaktır. Hücre zarı ise aktif taşıma ile her şeyin geçişine izin vermeyecektir.

Etiketler: .
Beyin mefhumu hep merak edilmiştir ve merak edilmeye de devam edilmektedir. Yüzlerce yıldır insanlar beyin ile ilgili araştırmalar yapmışlar, beyin ile ilgili görüşler öne sürmüşlerdir.
Bazı insanlar beyinlerinin çok azını kullandıklarını söylemektedirler. Bu toplumda yaygın bir kanıdır. Ancak bu doğru bir bilgi değildir. İnsanların beyninde 70 taneden fazla merkez bulunmaktadır. Düşünce merkezi ise bu merkezlerden sadece birisidir. Beyin 70 parçaya bölünmüş ve bunun sadece bir bölümü düşünce merkezi olmuştur. Anlaşılacağı üzere insanlar beyinlerinin tamamını kullanırlar, ancak düşünceye ayrılan bölüm çok azdır.
Peki o zaman insanın düşünce yeteneğinin artması neye bağlıdır. Kafanın büyüklüğü bu ifade de ele alınması gereken bir görüştür. Kafası büyük olan kimselerde daha fazla sinir hücresi bulunacaktır ve düşünce için ayrılan bölümdeki hücre sayısı daha fazla olacaktır.
Ben burada bir yanlış anlaşılmayı önlemek için şunu ifade etmek istiyorum; beyindeki merkezler birbirlerinden bağımsız değildir, hepsi komplike bir yapı olarak vazife yaparlar. Yani bu merkezlerden birisi zarar gördüğü zaman diğer merkezlerin çalışması da sekteye uğrayacaktır.
LÜTFİ ŞAHİN

Bütün hepimiz biliriz ki insanlar nefes almadan yaşayamazlar. Nasıl ki sobadaki kömür oksijen olmadan yanmıyorsa insanlarda vücutlarına aldıkları besinleri yakmak için oksijene ihtiyaç duyarlar.
Canlılar dışarıdan aldıkları besinleri oksijen vasıtasıyla yakarak kendileri için gerekli olan enerjiyi üretirler. Bu normal şartlarda doğrudur.
İnsanlar normal vücut aktivitelerini yerine getirirken oksijenli solunum sonucunda ürettiği enerji yeterli olacaktır. Ancak fazla miktarda enerji gerektiren aktiviteler yaptığı zaman oksijensiz solunumu da kullanarak fermantasyona başvuracaktır.
İnsanların fermentasyon sonucu ürettikleri maddeler yorgunluğa neden olacaktır. Fermentasyon sonucu oluşan laktik asit, kasların ağrımasına ve insanın kendisini yorgun hissetmesine neden olacaktır. Bu yorgunluğun geçmesi için ise insanın dinlenmesi uygun olacaktır. Bu dinlenme esnasında karaciğer üretilen laktik asidi değişikliğe uğratır ve vücuttaki etkisini bitirir.
LÜTFİ ŞAHİN

Sayfaya Git: [4/7] Önceki 2 3 4 5 6 Sonraki