ELEKTRONİK MAKALELERİ Kategorisi - Sayfa 2 - Lütfi Şahin ve Edebiyat
KategoriŞu anda ELEKTRONİK MAKALELERİ kategorisine ait sayfalara bakmaktasınız.
Bu kategoride toplam 14 içerik bulunuyor.
İnsanların bildiği en eski aydınlanma kaynağı güneş olup bugün de güneş insanların bildiği en büyük ışık kaynağıdır.İnsanlar tarih içerisinde güneş ve güneşin aydınlatma özelliğinden istifade etmiştir.Zaman içerisinde teknik bilgilerin artması ile birlikte balina yağından yapılmış mumlar kullanılmaya başlanmıştır.İleriki dönem içerisinde ise petrol ve petrolün yan ürünleri kullanılmaya başlanmıştır.Ama insanların kendi ürettiği teknik bilgi o kadar ileri bir düzleme ulaşmıştır ki,elektriğin bulunması ile beraber Edison ampul adı verilen ışıklandırma sistemlerini geliştirmiştir.20. yüzyıldan itibaren ise artık ışıklandırma sistemleri sadece aydınlanma amaçlı kullanılmamış,aydınlanmanın yanı sıra ışığı şekillendiren sistemler geliştirilmiştir.



Bana diyebilirsiniz ki;ışık nasıl şekillendirilir ve ışığa nasıl ruh verilir?20. yüzyılın ilk yarısı itibari ile fizik bilimi yeni teknik gelişmelere gebe kalmış ve bu teknolojik gelişmenin adına elektronik adı verilmiştir.İşte aydınlanma sistemlerine ruh verme sanatı elektronik sistemleri ile mümkün hale gelmiştir.Bazılarınız,okumuş olduğu kaynak eserlerde belkide ışığa ruh verme teknolojisinin laser adı verilen sistemler bütünü olarak ifade edildiğini görmüştür.Ancak uyarılma sonucu meydana gelen yüksek enerjili şua olarak adlandırılan laser sistemlerinin gelişimi de elektronik teknolojisinin gelişimi ile paralellik göstermektedir.Hakeza laser sistemleri üç ana grupta incelenmekte ve bunlardan bir grup ise yarıiletken laser olarak geçmektedir.Konu ile ilgili daha fazla bilgiye ulaşmak isteyenler,laser üzerine yazmış olduğum,ışığa ruh verme adlı makaleme bakabilirler.



Elektronik sistemlerinin ilk yarı gelişiminde lamba sistemleri ve ikinci yarı gelişiminde ise yarıiletkenler çok büyük kullanım alanı bulmuştur.Hakeza günümüzde yapılan elektronik sistemleri de yarıiletken teknolojisi ile yapılmakla beraber çok ince bir teknolojiyi üzerinde taşıyan mikroelektronik sistemler bütünü ve silikon sistemleri ile geliştirilen mikroprocesürler sistemini bünyesinde barındırmaktadır.Işığa ruh verme yada şekil verme olarak adlandırdığım sistemlerin en önemlisi televizyonlardır…Düşünsenize ilk yapılan televizyonlardaki piksel düzeneği ile günümüzde yapılan televizyonların piksel düzeyindeki gelişmesi arasındaki farkın büyüklüğünü…200 yıl önce bunu birisine anlatmaya kalksaydınız size muhtemelen deli derdi,bugün ise insanlar olayı öyle geniş açı ve perspektiften ele almakta ki,ışınlama sistemlerini bile anlatsanız bu mümkün olabilir demektedir.Günümüzde yapılan televizyon sistemlerinde kullanılan yarıiletken miktarı 100 ler ile ifade edilen gramlar düzeyinde,ancak yapılan iş madde satışı değil,teknoloji satışı olarak ifade edilmektedir.



Işığa şekil verme sanatı öyle bir makale ile ifade edilecek kadar da basit bir teknik bilgi olmayıp,bu konu ve türev ve integral konuları içerisinde bu konu ile ilgili beklide milyonlarca makale yazılmıştır.Ancak benim burada vereceğim ikinci örnekler bütünü ile konuyu kapatmak istiyorum.Tıp elektroniği ile hastanelere giren ve hastaların kontrolünde çok önemli rol oynayan sistemlerin çalışma prensibi de yine elektriksel sinyallerin yarıiletken sistemleri ile denetimi sonucu mümkün olmaktadır.Burada ister ekg,ister tomografi veya hangi tıp elektroniği sistemi olursa olsun,yapılan işlem basit olarak budur.



Bir başka yazımda buluşmak üzere…

LÜTFİ ŞAHİN

06/07/2013 1:55
Sahip olduğu özellikler nedeni ile insanoğlu araştırma yapmış ve araştırmacılarda rahat etmenin temelini, bu araştırmalar sonucu elde ettikleri gelir ile sağlamışlardır. Yapılan araştırma tutarları bırakın milyonlarca ytl 'yi milyarları ve hatta tarihsel süreç takip edilirse trilyonları bile bulup geçmiştir. Tabi ki bu araştırmaların tek nedeni insanın rahatı değildir, ancak olayları irdelediğiniz zaman dolaylı da olsa temel insanın rahatı üzerine kurulmuştur.
Yolculuk yapan insanlar daha rahat ortamlarda yolculuk yapmak istedikleri için arabalar ve uçaklar bulundu... Daha iyi haberleşebilmek için radyo, televizyon ve telefon bulundu... Daha rahat yemek için bir çok mutfak eşyası bulundu...
Yukarıda saydığım normal seyirli gelişmeler yanında birde rahat yaşamayı başkalarının sırtında asalak gibi yaşamak olarak gören hırsızları da bu rahat teknolojik verileri kullanma bakımından ele alabiliriz. Önceleri köpekler aracılığı ile hırsızların önüne geçilmeye çalışılırken bu olay günümüzde daha teknik yöntemler ile halledilmeye çalışılmıştır. Bunlardan birisi ses sistemleri ile çözülmeye çalışılmış, diğer yöntem ise ışık sistemleri olmuştur.
Ancak ışık sistemleri, sadece hırsız alarmı olarak kullanılmayıp çok yönlü bir kullanımı olan sistemler bütününü ele almamızı gerektirecek kadar teferruatlı bir olaydır. Ben size bu yazımda olayın ana temasının krokisini çizerek vermeye çalışacağım...
Yukarıdaki hırsız örneğinde olduğu gibi elektronik sistemler bütünü; "çok geniş bir zemin üzerine oturmuş ve devre elemanlarının belirli bir düzen üzerine oturtulmaya çalışılması sonucu sergilenmiş teknolojik bilgiler topluluğudur" diye ifade edebiliriz. Bu teknik veriler bütünü içerisinde kullanılan ldr ve fototransistör adı verilen ve fotona yani ışığa karşı duyarlı olan devre elemanları önemli bir yer tutmaktadır.
Siz bir fototransistör ya da basit bir ldr ile hazırlayacağınız düzenek ile istenmeyen misafirinizi tespit edebilirsiniz. Önemli olan ise bu fototransistör yada ldr devresinin uygun bir biçimde yerleştirilip gelen davetsiz misafirinizin gölgesinin etkileşimi sonucu alarmı çalıştırmasını sağlamaktır.
Hakeza, siz fototransistörü başka yerde kullanmak isteseniz; milyonlarca kullanım alanı bulabilirsiniz. Bunlardan biri de dokunmadan açılıp kapanan kapılardır. Büyük mağazalarda bulunan bu kapıların yapımında esas olan fototransistör sistemler bütünüdür. Gölge vurduğu an kapı açılmakta ve gölge olmadığı zaman kapı kapanmaktadır.
Fototransistörün kullanıldığı başka bir yer ise dokunmadan açılıp kapanan musluklardır. Bu ve buna benzer daha bir çok kullanım alanı olan fototransistörlerin kendileri birer devre elmanıdır.
Bu devre elamanını, uygun led sistemlerini kullanarak hazırlayacağımız devre düzenekleri ise Dünya'nın en hızlı bilgisayarını üretmemize neden olacak sistemler bütününe zemin hazırlıyacaktır. Bu sistemler bütününde frekans modulasyonuna dayanan ve bu frekans farkı nedeni sonucu oluşacak gerilim farkı ile bilgi alış verişi sağlanacaktır. Böylece kablo sistemleri tarihe karışacak ve fiber optik sistemleri daha da derin bir saha da, bilgisayarın iç düzeneklerinde kullanılmış olacaktır. Bu da verinin daha hızlı ve daha az kayıpla taşınmasına olanak sağlamış olacaktır...

LÜTFİ ŞAHİN

Elektronik sistemleri belirli bir düzen içerisinde çalışırlar.Elektriksel sinyalleri belirli

zaman aralıklarında kah depo ederek kah iletimi sağlayarak sinyallere yön verirler.

Elektriksel sinyalleri depo eden devre elemanlarından birisi kondansatörlerdir;elektriksel

iletimi kontrol eden elemanlardan birisi transistörler birisi de entegrelerdir.

Yukarıda belirttiğim gibi yüzlerce devre elemanı elektronikte kullanılmaktadır.Bu devre elemanlarından

birisi de optokublörlerdir...

Nedir bu optokublörler diye sorabilirsiniz;kısaca elektriksel sinyallerin genliğini ölçmede kullanılan sistemler bütünüdür.

Farklı metallerin bir araya getirilip ısıtılmaları sonucu çok düşük düzeyde elektrik üretimi olur.

İşte optokublör olayı budur.Optokublör sistemleri ise bu elektriği ölçmek için kullanılan

elektroniksel sistemler bütünüdür.

Optokublör sisteminde ölçüm yapan alet basit bir avometredir;ancak bu avometre

çok hassastır.Zaten açıklamıştım,optokublör sistemlerde üretilen elektriksel sinyallerin değeri çok

düşüktür,kullanılacak avometre hassas olmazsa elektriksel sinyali ölçmenin imkanı yoktur.

Size bu yazımda optokublör sistemlerini açıklamaya çalıştım.

Ancak elektronik o kadar devre elemanını kullanır ki,bunları uzun bir şekilde açıklamanın imkanı

yoktur.Sadece kondansatörler ile ilgili bile binlerce kitap yazılabilinir.Kondansatörler ise

elektronikte kullanılan en basit devre elemanıdır...

Bir başka yazımda buluşmak üzere...

LÜTFİ ŞAHİN

Sanayileşme devriminin büyük bir denge içerisinde yaşandığı 19. yy, yeni bilimsel verilere de gebe kalmış ve bu bilimsel verilerin içerisinde en büyük boyutta ele alınan kısımlardan birisi de fizik bilimi olmuştur. Büyük bilginlerin yaşadığı yüzyıl, hem gafların ve hem de gerçeklerin oluşturulduğu büyük bir dengeyi üzerinde taşımıştır.
Onlarca yılda bilimin ikiye katlandığı ve problemlerin büyük bir hızla çözüldüğü yüzyıl bittiğinde ise, bilim daha büyük bir ivmeyle hareket etmeye başlamış ve benim bilim çağı adını verdiğim 20. yy başlamıştır. 20. yy'ın ilk yarısı temel ifadeler içerisinde bütün bilimsel gerçekliğin temellerinin kurulduğu bir yarıdır. Daha önce görülmemiş bir hızda gelişen bu veriler çerçevesinde fizik ve bünyesinde taşıdığı teknik veriler, neredeyse yılda ikiye katlanacak hale gelmiştir.
Bu yüzyılın insanlara armağanlarından birisi de, yarıiletken teknolojisi ve mikroprocesür teknik ifadesidir. İlk bilgisayarı yapan insanoğlu, lambalardan faydalanmış, hemen yanı başında ise yarıiletkenler kullanılmaya başlanmıştır. Radyo, televizyon, telefon gibi teknik ifadeler; bu yüzyıl içerisinde karşılığını bulmuş ve insanlar büyük bir rahatlığa ulaşmıştır.
Bu ifadeler çerçevesinde, hızlı ve ucuz üretim söz konusu olmuş ve fabrikasyona dökülen teknik temelli ifadeler, robot teknolojileri ile daha kolay üretilmeye başlanmıştır.
Fabrikasyon ifadesi içerisinde kullanım alanı bulan teknik ifadelerden birisi de "nümerik kontrol sistemleri " adı verilen ve elektronik karşılığı "x", "y", ve "z" boyutlarında olan ifadelerin ele alındığı bir veriler bütünüdür. Bizler üç boyutlu bir ortamda olduğumuz gibi üretim yaptığımız nesnelerde üç boyutludur. Boya "x", ene "y", derinliğe "z" dersek; nümerik kontrol sistemleri üç boyutlu nesnelerin hazırlanması için kullanılan bir programlar bütünüdür diyebiliriz.
Benim nümerik kontrol sistemlerinin robot teknolojisi konusunda kullanımı ile ilgili bir önerim var. Lütfen bunu deneyen fizikçiler ve elektronik mühendisleri sonuçları bana bildirsinler... Bana ait olan bu düşünce de, evde robotlar kullanılacak ve bu robotlar nümerik kontrol sistemleri ile çalışacaklar. Nümerik kontrol de, mezure şeklinde uzun kağıt şeritler vardır ve bu şeritler yapılacak işe uygun olarak delinirler. "X" için ayrı, "y" için ayrı ve "z" için ayrı bir delme ifadesi kullanılıp, okunma ışık teknolojisi ve fototransistörler ile yapılmaktadır. Benim düşündüğüm sistemde her iş için ayrı bir hafıza kağıt kartuş olacak ve bunlar o işe uygun olarak takılacak ve odanın enine, boyuna ve derinliğine uygun bir şekilde robot işini yapacak. Burada hatırlatmak istediğim hususlarda birisi de, daha önce yazdığım robot mekaniği adlı yazımdaki sistemler bütünü bu kontrol mekanizmasına uygun olarak hazırlanmıştır. Denemekte fayda vardır...

LÜTFİ ŞAHİN

06/07/2013 1:09
Ağaçlardan meyva toplayarak yaşamlarını sürdürmeye çalışan insanoğl, yaşamın zor şartlarına adapte olmak için sosyal unsur olduğunu ortaya koydu ve topluluklar halinde yaşamaya başladı. Önceleri küçük topluluklar olan insanlar, zaman içerisinde büyük topluluklar halinde şehirleşme yoluna gittiler.
İnsanoğlunun tüm bu sosyal faaliyetleri, ast itibariyle rahat yaşamaya dayanmaktadır. Yani konuşacak birilerinden çok, işlerinin kolay bir şekilde ve yardımlaşma neticesinde tamamlanması ilkesinden ortaya konulmuş bir birliktelikti bu... İlk çağlarda vahşi hayvanlardan korunmaya yönelik olan b beraberlik, zaman içerisinde bakkalıyla, terzisiyle, çiftçisiyle tamamen çıkar ilişkisini ortaya koymuş bir beraberlik haline gelmiştir. Bu beraberlik, bazı toplumlarda duygusal ifadeler çerçevesinde karşılığını bulmuş ve sağlam komşuluk ilişkileri de beraberinde gelmiştir.
Teknolojik gelişmeler, insanlar için mantık çerçevelerinin daha önemli olduğu(1) gerçeğini ortaya koymuş ve makineleşmiş bir Dünya'da yaşamaya doğru adımlar atılmıştır. Kısa sürecek yolculukları sağlayan uçaklar, bir anda Dünya'nın diğer ucuyla konuşmayı sağlayan telekominikasyon hizmetleri; verilebilecek en güzel örneklerdir.
Bu çalışmaların yanı sıra, evde rahat etmek isteyen bayanlardan, fabrikalarda ucuz yollu üretim yapmayı isteyen fabrikatörlere kadar herkese kolaylık olması için robotlar üretilmeye çalışılmıştır.
Benim bu konu ile ilgili ve robot mekaniğine yönelik bir çalışmam var; ancak bu denenmemiş, sadece kağıt üzerine çizili olan mekanik bir çalışmadır. Elektronik aksamı mekanik sistemle birleştirmeyi başardım ve bunu kağıt üzerine aktardım.
Daha önceki yazılarımı okuyan okurlarım bir tür motor olan ve elektrikle çalışan sistemi hatırlayacaklardır. Kısaca olayı tekrar açıklamak isterim... İki tane flip-flop sistemi karşılıklı bağlayacağız. Ortada demir bir bilye sistemi olacak ve bu bilye sistemi raylar üzerine kurulu olacak. Flip-flop sistemler karşılıklı olarak birer saniye ara ile çalışacak ve kendilerine bağlı olan elektromıknatısları önce bir nolu flip-flop elektriklendirecek ve o mıknatısı aktif hale getirecek ve ortadaki demir bilye o mıknatısın olduğu tarafa doğru kayacak... Daha sonraki saniyede ise diğer flip-flop çalışacak ve ortadaki bilye o mıknatısa doğru kayacak. Bu şekilde mekanik bir hareket sağlanacak. Bu bilyenin alt kısmını bir robot ayağı şeklinde tasarlarsak, yukarıdaki hareket tamamlandığında robotun bir ayağı yürümüş olacaktır. Karşısına aynı sistemle bir ayak daha yaptığımız zaman, robot tam bir adım atma hareketini sağlamış olacaktır.
Olayın çalışma prensibini ben anlattım, denemesi elektronik mühendislerine ve mekanik uzmanlarına kalmıştır. Denemelerinizde kolaylıklar dilerim...

(1)-Ast olarak benim için teknolojiden daha çok komşuluk ilişkileri ve insan ilişkileri önde gelir, ben sadece şu anki durumu ifade etmek istedim.

NOT: Ben bu yazıyı Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) ve Ehli Beytine ithaf ediyorum.

LÜTFİ ŞAHİN

Sayfaya Git: [2/3] Önceki 1 2 3 Sonraki