MUALLAK TAŞI VE KAİNAT - Lütfi Şahin ve Edebiyat
05/07/2013 3:41
"Anlayana muallak taşı yeter, anlamayana kainat bile yetmez." (1)
Yukarıdaki ifade tarzım belki de sizlere garip gelecektir; ancak bu ifade çok doğrudur. Bu ifadenin doğruluğunu son satırlarımda isterseniz bir daha düşünelim...
571 senesinde Dünya'yı şereflendiren ve insanlığa doğruyu gösteren Resulullah Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) gelmeden önce insanlığın durumu çok acı ve vahimdi. İnsanlar, diri diri kız çocuklarını gömüyorlardı. Kendi elleri ile yaptıklarına tapınıyorlardı. Faiz ve fuhuş had safhada idi... insanlar mal gibi alınıp satılıyordu. Ve Mekke'den o nurun doğduğu haberi geldi. Yetim doğan o nur, 6 yaşında öksüzde kaldı. Dedesinin himayesinde olan ve sonra amcasının himayesine verilen o nuru, acaba insanlar mı himaye etti?
Hayatı boyunca yalan söylemeyen ve yetim-öksüz olduğundan dolayı hayıflanmayan o nurun güzelliği daha genç yaşlarda ortaya çıkmıştı. Ama benim buradaki kastım sadece dış güzellik değil, aynı zamanda iç güzellik... Düşünsenize bütün kötülüklerin yaşandığı böyle bir evrede yalan bile söylemeyen bir insan ve bu insanın her hareketi iyiyi, güzeli ve doğruyu göstermekte...
Nur olan Resul, 40 yaşına geldiğinde vahiy meleği Cebrail tarafından Allah'ın emirlerini almaya başladı. İlk emirler gelmişti ve Allah hem Resulune ve hem de insanlara emrediyordu; "Oku"... O emirler ve yasaklar insanlığın ve canlıların rahat yaşaması için gönderildi ve 1500 yıl boyunca bozulmadan kalan Kuran-ı Kerim olarak okundu ve bizler tarafından da okunmaktadır. Allah (c.c.), her emrinde ve her yasakladığında insanlığın ve diğer canlıların iyi yaşamasını istemiştir. Bırakın hayvanlara, bitkilere eziyeti; zayıf insanlara bile eziyet eden insanlar, Rahmet Peygamberi'nin gelmesinden sonra doğru yola yönelmiş ve insanca yaşamaya başlamışlardır.
O Resul (s.a.v.) hayatı boyunca pek çok mucize göstermiş ve bu mucizeler inananların inancını artırmış, inanmayanların ise kinini... Peygamberimizin en büyük mucizesi olan Kuran-ı Kerim ise, 1500 yıldır bozulmamış ve her ayetiyle bizlere doğruyu göstermiştir. Kuran-ı Kerim'in tek bir ayetine benzer şeyler bile yazılamamış ve bu da onun Allah'ın Kitabı olduğunu doğrular şekilde insanlara delildir. Zamanlar içerisinde en büyük edebiyatçılar, bir ayetin bile benzerinin yazılamayacağını büyük bir hayranlıkla ifade etmişlerdir...
Ama bu olay yanında Peygamberimizin daha bir çok mucizesi gerçekleşmiştir. Bir mucizesi olan Ay'ın ikiye bölünmesi olayı başlı başına bir ispattır. 20. Yy içerisinde Ay'a giden Armstrong, Ay'da gördüğü ve bir uçtan diğer uca kadar giden yarığın fotoğrafını çekmiş ve bunu belgelendirmiş olduğu halde, bu anlayanlar için ders olmuştur. İnananların inancı artmış ve inanmak istemeyenlerin de inançsızlığı...
Peygamberimiz (s.a.v.), çok sıkıntılar çekmiştir. Bu sıkıntılı dönemlerinin birisinde ise Allah(c.c.) onu Miraca yükseltmiştir. Yükselme sırasında ve inme sırasında bir kayanın üzerinde olan Resulullah kaya yere inmeden "dur" demiştir. Yere yaklaşık 2 metre mesafe kaldığında kaya bu emri dinlemiş ve havada asılı kalmıştır. Bu gün yerçekiminden kurtulmak için tonlarca yakıtı kullanan roketlere inat, bu tonlarca kütleye sahip bu kaya parçası adeta yer çekimi ile alay etmektedir. Resulullah'ın emrini 15 asırdır dinleyen bu havada asılı kaya parçasına muallak taşı adı verilmiştir. Hamile kadınlar bu kayadan korkup çocuklarını düşürdükleri için kayanın altı taşlarla döşenmiştir. Bir ata sözü vardır... "Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az." Ben bu ata sözünü biraz değiştirdim ve diyorum ki; "Anlayana muallak taşı yeter, anlamayana kainat bile yetmez."
Olayı merak eden okurlarım, Kudüs ile ilgili belgesellere bakarlarsa bu muallak taşını da görecektir...
(1) Lütfi ŞAHİN

LÜTFİ ŞAHİN

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Adınız:
E-Mail:
Mesajınız:
Doğrulama: Güvenlik Kodu