ŞİMŞEKLER VE YILDIRIMLAR - Lütfi Şahin ve Edebiyat
02/07/2013 3:02
İnsanoğlu tarih boyunca kendinden güçlü olduğuna inandığı doğal olaylardan korkmuş ve onları olağan üstü varlıklar olarak ele almıştır. Tarih içerisinde Güneş, yıldızlar, Ay olağan üstü olarak ele alındığı gibi ateş, deprem gibi olaylar da olağan üstü olaylar olarak ele alınmıştır. Bazı zamanlar insanlar bu olağan üstü gördüğü şeyleri yaratıcı olarak ta ele almıştır.
Bu olayların bir benzeri olan ve insanların korku ile yaklaşmalarına neden olan diğer bir şey ise şimşekler ve yıldırımlar olmuştur. İnsanların yüzlerce yıl neden oluştuğuna bir türlü karar veremediği şimşekler ve yıldırımlar, aslında birer doğa olayıdır.
Bir şimşeğin ya da yıldırımın oluşabilmesi için yağmurlu havanın gerektiğini zannedersem hepiniz biliyorsunuzdur. Genel olarak ifade edecek olursak şimşek ve yıldırım dediğimiz olaylar elektriğin bir türü olan statik elektrik boşalmasından başka bir şey değildir ve bu boşalmanın yaşanabilmesi için yere ve birbirine yaklaşmış bulutlar gereklidir ki; bunu da yağmurlu havalar gayet güzel bir şekilde sağlamaktadır.
Gökyüzünde yer alan bulutlar su moleküllerinden oluşurlar ve bu su molekülleri etraflarında elektrik yükü taşırlar. Yağmurlu havalarda artı yükü fazla olan bir bulut ile eksi yükü fazla olan başka bir bulut birbirine yeterince yaklaşacak olursa birbirlerine elektrik yüklerini aktarırlar ve bu olay şimşek olarak adlandırılır.
Gökyüzünde yer alan bulutlar yağmurlu havalarda aynı zamanda yeryüzüne de yaklaşırlar. Elektrik yüklü olan bulutlar, yeryüzündeki elektrik yüklü sivri uçlara yaklaşacak olursa birbirlerine elektrik yüklerini aktarırlar. Bu olaya da yıldırım adı verilmektedir.
Açıklamalardan anlaşılacağı gibi şimşek bulutlar arasında gerçekleşen elektrik boşalmasıdır, yıldırım ise bulutlar ile yeryüzü arasında gerçekleşen elektrik boşalmasıdır.
Şimşek ya da yıldırım oluştuğu zaman önce büyük bir ışık parlaması, daha sonra ise büyük bir ses işitilir. Bunun nedeni ışığın sesten daha hızlı hareket ediyor olmasıdır.
Yıldırımın düştüğü noktalarda yaklaşık 30 bin derece gibi büyük bir sıcaklığın oluştuğu tespit edilmiştir, bu da düştüğü noktalarda tahribata neden olmasına yol açmaktadır.
Yıldrımın düştüğü noktalar daha çok sivri uçlu olan yerlerdir. Ağaçlar, antenler ve buna benzer sivri uç taşıyan noktalar yıldırımı adeta üzerine çekerler.
Yıldırımdan korunmanın en güzel yolu evlerimize paratoner denilen sistemleri taktırtmaktır. Bu sistemler sivri uçlu olup kablolar aracılığıyla toprağa bağlıdırlar. Binaya düşme ihtimali olan yıldırımı kendi üzerlerine çekerler ve yıldırım düşecek olursa da elektriği doğrudan toprağa aktarırlar.
Diyebilirsiniz ki şimşek ve yıldırımın sadece korku verici ve tahrip edici etkisinden bahsettiniz, hiç faydalı yönü yok mu? Tabi ki şimşek ve yıldırımın kötü etkileri yanında topraktaki azot miktarını arttırma gibi etkileri de vardır. Havada bulunan azot molekülleri şimşek ve yıldırımın etkisiyle toprağa bağlanırlar ve bu da bitkilerin daha verimli büyümesini sağlar.
Yıllarca önceleri düşünülen ve bu gün içinde hayal edilen şeylerden birisi yıldırımın elektriğini kullanacak sistemleri oluşturma ile ilgili çabalardır. Ancak yapılan çalışmalar büyük bir elektrik yükü olan yıldırımın elektriğini kullanmanın ya da depo etmenin bu günkü teknoloji için mümkün olmadığını göstermiştir.

LÜTFİ ŞAHİN

Yapılan Yorumlar

Henüz kimse yorum yapmamış.

Bu sayfada yer alan bilgilerle ilgili sorularınızı sorabilir, eleştiri ve önerilerde bulunabilirsiniz. Yeni bilgiler ekleyerek sayfanın gelişmesine katkıda bulunabilirsiniz.

Yorum Yapın

Adınız:
E-Mail:
Mesajınız:
Doğrulama: Güvenlik Kodu
 

Bu Sayfa Şunlarla Da İlgili Olabilir

  • yagmur simsek elektrik kablolari (23/05/2016 13:32)